(506 S. K. m. 19, 31, 109)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların kusur oranının dağılımına yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız, zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. 506 sayılı yasanın 19. maddesinde geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu Kurumca tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı 31. maddesinde Kurumun sigortalıya bağlanacak gelirleri yapılan inceleme ve soruşturmalar sonunda ve gerekli belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde tespit ederek ilgililere yazı ile bildireceği, ilgililerin bağlanan geliri bildiren yazıyı aldıktan sonra bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurum kararına itirazda bulunabilecekleri, itirazın reddi hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle Kurum kararının kesinleşmiş olacağı, 109. maddesinde de sigortalıların iş göremezlik hallerinin tespitinde, Kurum Sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlar da belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazasının 14.6.1996 gününde vuku bulduğu, SSK Sağlık Dairesince Bolu SSK Hastanesi'nin 14.06.1996 ve 25.03.1998 tarihli sağlık raporları esas alınarak maluliyet oranının %10.3 olduğuna karar verilip davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, ceza dosyası içinde olduğu bildirilen ancak bu dosyada bulunmayan Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas Dairesince düzenlenen raporda davacıda %35 uzuv zaafı bildirildiğinden mahkemece dosyanın Yüksek Salık Kurulu'na gönderilerek iş göremezlik oranının tespitinin istenmesi üzerine adı geçen Kurul 23.11.2001 tarihli 76/3198 sayılı Kararı ile SSK Ankara Hastanesi'nin 16.03.2001 tarihli raporu esas alınarak sürekli iş göremezlik oranının artma kaydıyla %24.2 olduğuna, kontrole gerek bulunmadığına karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda hesaplamanın olay tarihinden itibaren davanın %24.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığının kabulüyle yapılıp SSK'ca %10.3 sürekli iş göremezlik nedeniyle bağladığı gelirin bildirilen peşin sermaye değerinin düşülerek sonuca gidildiği görülmektedir. Dosyadaki belgelerden SSK'ca Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen %24.2 sürekli iş göremezlik oranına göre gelir bağlanmadığı gibi Yüksek Sağlık Kurulu raporunda belirlenen %24.2 meslekte güç kayıp oranının iş kazası tarihinden itibaren mi, Yüksek Sağlık Kurulu Raporu tarihinden mi yoksa Yüksek Sağlık Kurulu raporunda esas alınan SSK Ankara Hastanesi sağlık raporunun düzenlenme tarihinden itibaren mi geçerli olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; öncelikle %24.2 meslekte güç kayıp oranının hangi tarihten itibaren geçerli olduğunun Yüksek Sağlık Kurulundan alınacak rapor sonucunda belirlemek, bu husus açıklığa kavuştuktan sonra davacıya Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen %24.2 meslekte güç kayıp oranı esas alınarak gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaatta bulunması için önel vermek, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanan peşin sermaye değerini Kurum'dan sormak ve bildirilen miktarı hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak hesaplanan tazminattan indirmek ve 27.06.2005 tarihli kararda davacı yararına hükmedilen maddi tazminat miktarını geçmemek üzere karar vermektedir. Davacının işleminin SSK'ca kabul edilmemesi halinde SSK bu davada taraf olmadığından ve sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin verilecek karar Sosyal Sigortalar Kurumunun hak alanını etkileyeceğinden davacıya işveren ve Sosyal Sigortalar Kurumunu hasım göstermek suretiyle maluliyet oranının tespiti davası açmak üzere önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın Sosyal Sigortalar Kurumunun taraf olmadığı tazminat istemli bu davada maluliyet oranının olay tarihinden itibaren %24.2 olduğunun kabulüyle ve %10.3 oranına göre bağlanan aylığın peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle sonuca gidilmiş olası usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy