(506 S. K. m. 2)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 10.2.1991-30.10.1991 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 10.2.1991-30.10.1991 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Öte yandan 506 sayılı Yasanın 2.maddesine göre, bir hizmet akdine dayanarak bir veya bir kaç işveren tarafından çalıştırılanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılır. Aynı Yasanın 6.maddesinde; çalıştırılanlar işe alınmalarıyla kendiliğinden "sigortalı" olurlar. Somut olayda davacı adına 10.2.1991 tarihinde düzenlenen işe giriş bildirgesi 16.12.1991 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiş, 1991/3. dönemde davalı işverene ait işyerinden 60 gün bildirilmiştir.
Tespit istediği dönemde dava dışı başka bir işyerinde de ayda 15'er gün çalışması görünüyor ise de, davacının çakışan bu aylarda kalan 15'er günde davalıya ait işyerinde çalışmasında yasal bir engel yoktur. Bordro tanıkları da, davalıya ait çay fabrikasının 1.1.1992 tarihinde Doğuş Çay A.Ş. 'ye devredildiğini ve davacının çalıştığı işyerinin davalı işverene ait muhasebe ve pazarlama bürosu olduğunu, davacının ihtilaflı dönemde burada çalıştığını beyan etmişlerdir. 4.3.1993 tarihli SSK müfettiş raporunda davacının bu işyerindeki çalışmasının fiili olmadığı tespit edilmiş ise de anılan delillerle müfettiş raporunun aksi kanıtlanmış olduğundan davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy