(506 S. K. m. 18, 109)
Dava: Davacı meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dava nitelikçe davacının meslek hastalığı sonucu % 31.2 maluliyet nedeni ile uğradığı manevi zararın giderimine ilişkindir.
Mahkemece 19.000.000.000 TL'nin hüküm altına alınmasına karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
2- Davacı kurumda 1960-1983 yılları arasında mesai listesinde belirtilen sürelerde kazmacı olarak çalışmıştır. 07.02.1983 tarihinde emekli olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının maluliyetine ilişkin kurum meslek hastalıkları hastanesinin 14.04.2005 tarihli raporu davacının işyerinden ayrılmasından 22 sene sonra verilmiştir. İşverenin manevi tazminattan sorumlu tutulabilmesi için 506 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca sigortalının çalıştığı iş nedeniyle meslek hastalığına tutulduğunun ve meslekte kazanma güç kaybının bu hastalıktan kaynaklandığının ve işten ayrılma zamanı ile hastalığın meydana çıkması sırasında o hastalık için S.S. Sağlık işlemleri Tüzüğünde belirlenen yükümlülük süresinden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır.
3- Meslek hastalığının giderek artan ve meslekte kazanma gücü oranı kaybına yol açan bir karakteri var ise de, sigortalı işyerinden ayrılmakta, işyerinin zararlandırıcı etkisinden de uzaklaşmış olacağından sonuçla işyeri arasında nedensellik bağının ve başka nedenlerin rolü olup olmadığının inandırıcı ve hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde ilim ve fenne uygun bir şekilde saptanması zorunludur. Öte yandan işyerinden ayrılma tarihi ile meslekte kazanma gücü kaybının tesbit edildiği tarih arasında geçen zamana göre meslek hastalığının tıp ilmine göre ulaşabileceği seviye ve oran, yol açacağı kayıp oranı makul ve ilim ve fenne uygun görülemiyorsa özellikle diğer etkenlerin katkısı göz önünde tutulmalıdır. Değişik etkenlerin sonuçtaki meslekte kazanma güç kayıp oranına paylarına göre sorumlular saptanmalıdır. İşyerinden ayrılmadan önceki çalışmalar nedeniyle oluşacak kaçınılmaz maluliyet payı ile varsa işyeri ve işverenle ilgisi olmayan etkenlerin yol açtığı maluliyet payları da usulen belirlenmeli bu belirlemeleri yapabilmek üzere uygun uzmanlık dallarına sahip iş güvenliği uzmanlarından kusur raporu alınmalıdır.
Diğer yönden yargılama sırasında kurumca % 31.2 oranındaki maluliyet oranına kurumca itiraz edildiğine göre 506 sayılı kanunun 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık kurulundan itiraz halinde Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesinden giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde maluliyetin oranı, bu maluliyetin meslek hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığının saptanmasından sonra davacının tazminatının belirlenmesine karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda yazılı maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy