(2004 S. K. m. 97/a, 99)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, alacaklının İcra İflas Kanun 99. maddesine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu ev eşyaları; borçlunun kredi sözleşmenin de belirttiği, ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste ve huzurunda haczedilmiştir. İcra İflas Kanunu 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır.
Karine aksinin 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. Dava açma külfetinin hatalı olarak alacaklıya verilmesi, ispat yükümlülüğünün yer değiştirmesine neden olmaz.
Davalı 3. kişi, borçlu eşi Zeki Genç'ten 23.05.2001 tarihinde boşandığını; borçlu kızı Aslı Genç ise Ankara'da oturduğunu iddia etmiş ise de, ödeme emirleri 31.12.2003 tarihinde haciz adresinde birlikte sakin baba Zeki Genç tarafından alınmıştır. Bu halde her iki borçlunun da haciz adresinde davalı 3. kişi Aysel Genç ile birlikte oturdukları sabittir.
Davalı 3. kişi karinenin aksinin ispatı yönünden 2 Adet fatura ibraz etmiştir. Marka ve model belirtilmeyen; 15 gün içerisinde tüm ev eşyalarının alımına ilişkin olan ve hacizden kısa süre önce düzenlemiş iki adet fatura itibar edilecek nitelikte bulunmamıştır. Öte yandan; hakim kabulüne rağmen davalı 3. kişinin gelir sahibi olduğuna dair herhangi bir delil ve emareye dosya içeriğinde rastlanmamıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında; davalı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesi aksi ispatlanmadığından; davacı alacaklının davasının kabulü gerekirken aksi düşüncelerle; delillerle desteklenmeyen soyut iddialara dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı (Alacaklı) nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy