(4857 S. K. m. 77)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava nitelikçe zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararların giderimine ilişkindir. Mahkemece dairemizin 17.4.2001 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
3- Gerçekten uyulmasına karar verilen bozma sonrasında bozma ilamında isabet olunan noktaları içerir kusur raporu alınmamıştır. Hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporunda belirlenen maddi olgularla bağlı olup, kusur oranı ile bağlı değildir. Öte yandan insan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülük İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur. Tüm bu sorumluluk durumunun belirlenmesi amacıyla iş güvenliği alanında uzman bilirkişiler kurulundan kusur raporu alınmalıdır. Bu rapor İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutar nitelikte ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddeleri incelemek suretiyle işverenin işyerinde alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı biçimde ortaya koyar nitelikte olmalıdır. Kusur raporu, kusurun oranı ve aidiyetini hiçbir duraksama ve kuşkuya yer vermeyecek biçimde düzenlenmeli, olayın oluş şekli itibari ile işverenin risk nazariyesine göre sorumluluğu veya kötü tesadüf ve kaçınılmazlık gibi etkenlerin bulunması halinde bunları da nazara alır nitelikte olmalıdır.
4- Kusur oranı usulen yukarıdaki ilkeler doğrultusunda belirlendikten sonra davacının uğradığı maddi kayıpların tesbiti amacıyla dosya hesap bilirkişisine gönderilerek hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen verilerle hesap yapılmalı, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu nazara alınarak davacının zararı hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan asgari ücret de nazara alınarak tespit edilmeli, zararın hesabında maluliyet oranı, kusur durumu nedeniyle gerekli indirimler yapıldıktan sonra kurumca kazalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri de hüküm tarihine en yakın tarihte geçerli olan miktarlar itibari ile kurumdan sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy