(1479 S. K. m. 70)
Dava: Davacı, Çorlu Şifa Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat Murat Şahin ile davalı, 1- Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekili Avukat Hasan G., 2- Necdet A. aralarındaki tesbit davası hakkında Çorlu Asliye Hukuk İş Mahkemesinden verilen 8.6.2004 gün ve 793/1243 sayılı kararın onanmasına ilişkin Dairemizin 20.12.2004 gün ve 7909/11373 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hata düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı, Dairemizin 20.12.2004 gün 2004/7909 Esas, 2004/11373 Karar sayılı Onama kararında açık maddi hata olduğu gerekçesi ile Dairemizin Onamaya ilişkin kararının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İş Mahkemelerince verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama veya bozma kararlarında açıkça maddi yanılgının bulunması hallerinde dosyanın yeniden incelenmesi mümkün bulunmaktadır.
Davacı Çorlu Şifa Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş., davalılar Bağ-Kur ve Kurum sigortalısı Necdet A. aleyhlerine açtığı davada; Davalı Kurumun sigortalısı olan diğer davalının tedavisinden kaynaklanan hizmet bedelinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Bağ-Kur vekili süresinde yetki itirazında bulunması üzerine, Tekirdağ İş Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, Özel Sağlık Kurulu olan Çorlu Şifa Hastanesi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin ödenmeyen tedavi hizmet bedelinin sigortalı ve Bağ-Kur'dan tahsiline ilişkindir. Dolayısıyla uyuşmazlık, sözleşme hukukundan kaynaklanmaktadır. Kurum ile 3. kişiler arasındaki bu tür uyuşmazlıklar Bağ-Kur Yasasının 70. maddesinden kaynaklanmadığından ortaya çıkan anlaşmazlığın İş Mahkemelerinde değil, dava değerine göre genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan hakimin bu hususu yargılamanın her aşamasında re'sen gözönünde bulundurması zorunludur. Yetki itirazının halli de görevli mahkemeye aittir. Bu durumda; davaya bakmak görevi genel mahkemeye ait olduğundan dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve dairemizin maddi hataya dayalı önceki onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Dairemizin hükmün onanmasına ilişkin 20.12.2004 gün ve 2004/7909 Esas 20004/11373 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy