(506 S. K. m. 11)
Dava: Davacı murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili ile davalılardan A. Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. E. Dalaslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, nitelikçe trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bu nedenle, bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığının ölen sigortalının hangi davalı işverenle arasında hizmet akdi olup olmadığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez. Oysa mahkemece açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapılmadığı ortadadır.
Yapılacak iş, davanın niteliği gözönünde tutularak olayın 506/11'de anlatılan iş kazası olup olmadığı hususunda SSK.'ca yapılmış bir inceleme var ise buna göre sigorta müfettiş raporunun kurumdan celbedilmesi, olay SSK'ya bildirilmemiş ve düzenlenmiş sigorta müfettiş raporu yok ise davacıya olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağı yönünde SSK'da hasım gösterilerek bir tespit davası açması için önel verilmek, önelin sonucuna göre; Ayrıca ölen sigortalı ile kaza sırasında aracı kullanan davalı Z. Bekar'ın hangi davalı işverenin işçileri olduklarının ve iki işveren arasındaki hukuki ilişki niteliğinin de, yöntemince araştırılması elde edilecek sonuca göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, ile varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozulma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy