(2004 S. K. m. 44, 96) (818 S. K. m. 179)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak açılan 3.kişinin istihkak davasıdır.
Batman İcra Müdürlüğünün 2003-1973 E. ve 2003/1971 sayılı takip dosyalarındaki ödeme ve icra emirleri borçlu şirket temsilcisine bizzat haciz adresinde 23.6.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 3. kişi limited şirket haciz adresini 2003 yılı sonbaharında boş teslim alarak işletmeye başladığını borçludan devralmadığını belirterek istihkak iddiasında bulunmaktadır.
İİK'nun 44. maddesine göre ticareti terk eden tacir 15 gün içinde durumu kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifleriyle alacaklıların ismi ve adreslerini gözeten bir mal beyanında bulunmaya zorunludur. Keyfiyet ticaret sicil memurluğunca ticaret sicili ilamlarının yayınlandığı gazete ve alacaklıların bulunduğu yerlerde açılmış ve uygun vasılalarla yapılır. Aksi halde borcun doğumundan sonra gerçekleştirilen devir alacaklı haklarını etkilemez. Ticari hak kavramına tacirin işletmesini başkasına devretmesi, ticari işletmeyi kapatması veya dağıtması bir ticari işletmeyi kısmen çalıştırırken terk etmesi işlemleri de girer. Yargıtay uygulamaları bu yöndedir.
Somut olayda borcun doğumundan takipler haftası ödeme emri tebliğinden sonra borçlular haciz adresini tamamen boşaltması ve davacının binayı işletmeye başlaması ticari işletme devri niteliğindedir. Bu durumda İİK'nun 44 ve B.K.'nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir.
Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur.
Diğer yönden takip dayanağı borç, devredilen işyerinin işletmesine ilişkin olduğundan B.K.'nun 179. maddesi uyarınca devralan 3. kişi işletmenin borçlarından sorumludur. Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy