(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, 01.12.1989 ile 31.12.1989 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 01.12.1989-4.12.1989 tarihleri arasında 506. Sayılı Yasaya tabi çalıştığını, 01.05.1990 tarihinde de isteğe bağlı sigortalı olduğunu, davalı kurumun, zorunlu sigortalı çalışmalarını geçersiz sayarak, isteğe bağlı sigortalılığını iptal ettiğini belirterek, 01.12.1989-31.12.1999 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 01.05.1990-31.12.1999 döneminde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbitine karar verilerek fazlaya ilişkin talebi red edilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506. Sayılı Yasa'nın 85. Maddesinde isteğe bağlı sigortalılık için aranılan ilk koşul anılan yasaya tabi zorunlu çalışmasına ilişkin gerekli kaydın bulunmasıdır.
Somut olayda; uzun yıllar ev hanımı olan davacının uyuşmazlık konusu 3 günlük dönem öncesinde ve sonrasında hiçbir sigortalı çalışması olmamış, eczane işyerindeki 3 günlük bordrosu ile getir götür işlerinde çalıştığı iddiası ile ilk sigortalılığı tesis edilmiş ve buna dayalı olarak isteğe bağlı sigortalılığı başlatılarak kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması amaçlanmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacının 3 gün sigortalı gösterildiği eczaneden yaşı ilerlemiş bir çok kişinin 5-10 gün çalışma gösterilerek ilk zorunlu sosyal sigortalı olma koşulunun sağlandığı görülmektedir.
Yasanın öngördüğü sigortalılıkta amaç, yasaya karşı hile yoluyla göstermelik bir sigortalılık değil genel anlamda hizmet akdine göre oluşmuş bir sigortalılıktır. Hizmet sözleşmesine dayalı çalışması olmayan kişiler hileli düzenlenen bildirgelerle 506. Sayılı sisteme kabul edilmesi, sosyal güvenlik sisteminin amacına aykırıdır.
Bu nedenlerle iddia edilen fiili çalışmanın nitelik ve kapsamı ortaya konmayan kuşkulu ve hayat deneyimlerine uygun düşmeyen olgulara dayanmak suretiyle, davacının isteğe bağlı sigortalı olması mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulu'nun 29.01.2000 gün ve 1999/21-1705-1750 sayılı yine 20.06.2001 gün ve 2001/21-153 Esas sayılı kararlarda bu yöndedir.
Mahkemece davacının 3 günlük çalışmasındaki kuşkulu durum lehine yorumlanarak geçerli sayılmışken hüküm kısmında bu döneme ilişkin talebin reddine karar verilmesi, de kabule göre hatalı olmuştur.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında; davacının davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 20.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy