(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.2.1989-9.9.1998 tarihleri arasında kesintisiz geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın bozma gerekleri yeterince yerine getirilmeden, sadece tanık sözleri ile davacının kapıcı olarak davalı işyerinde sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre; "Mahkemece yapılacak iş, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğundan ve gerekli görülen hallerde re'sen araştırma ve inceleme yapılabileceği gözönünde tutularak, davacının imzasını taşıyan belgelerde değerlendirilerek uzman bilirkişi aracılığı ile işyerinde tam gün esasına mı yoksa part-time esasına göre mi çalışma yapıldığını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlemek ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile önceki hüküm bozulmuştur.
Davacının davalı işyerinde her ay 15 gün üzerinden çalıştığının Kuruma bildirildiği bazı aylar için 15 gün üzerinden ücret aldığına dair gider pusulaları ve bordroların bulunduğu görülmektedir. Yazılı belgelerin aksinin aynı nitelikteki kanıtlarla ispat edilemediği gözetilerek imzalı ücret bordrolarındaki aylar yönünden bordrolardaki süreler kadar çalışıldığının kabulü gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan, bozma ilamı gereğince ücret bordrosunun bulunmadığı aylar yönünden çalışmanın tam gün mü yoksa part-time şeklinde mi yapıldığı yönünden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgiliye iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy