(506 S. K. m. 79, 80, 82) (4857 S. K. m. 6)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.10.1995-11.4.2004 tarihleri arasında sürekli olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Fidan Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, 20.10.1995-11.4.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve davalı Kurum' a eksik bildirilen çalışmaların tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, 20.10.1995 - 30.6.1996 tarihleri arasındaki çalışmaları, dava dışı Lütfiye Arıkan'a ait işyerinde geçtiğinden ve 1.7.1996 11.4.2004 tarihleri arasındaki çalışmaları ise bu döneme ilişkin olarak ibraz edilen davalı işverenin ücret bordrolarında davacının imzasının bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Yasası'nın 6. maddesinde işyeri veya işyerinin bir bölümünün, hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği, devralan işverenin işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlü olduğu, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işverenlerin birlikte sorumlu oldukları, tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümlerinin uygulanmayacağı, 506 sayılı yasanın 82. maddesinde de sigortalıların çalıştırıldığı işyerinin devredilmesi veya intikali halinde eski işverenin Kurum' a olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından yeni işverenin de müteselsilen sorumlu olacağı hüküm atına alınmıştır. Somut olayda dava dışı Lütfıye Arıkan' a ait işyerinin 1.7.1996 tarihinde davalı Beşel Çelik Döküm Sanayi Tic. Ltd. Şti'ne devredildiği ve davacının tespitini istediği tüm çalışmaların bu işyerinde geçtiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre; Lütfıye Arıkan işyerinde geçen 20.10.1995 - 30.6.1996 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından yeni işverenin de müteselsilen sorumlu olacağı açıktır. Dinlenen bordro tanıkları davacının bu dönemde de hiç ara vermeden aynı işyerinde çalıştığını doğrulamasına rağmen, davaya dahil olmadığı için Lütfıye Arıkan'a ait iken geçen 20.10.1995-30.6.1996 tarihleri arasındaki çalışmalara ilişkin istemin bu nedenle reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Öte yandan tespiti istenen 1.7.1996-1.1.2000 tarihleri arasındaki çalışmalar yönünden bu döneme ilişkin ibraz edilen davalı işverenin ücret bordrolarında davacının imzasının bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi doğru ise de; 1.1.2000 - 11.4.2004 tarihleri arasındaki çalışmalar yönünden 4447 sayılı Yasa'nın 11. maddesiyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesine eklenen aynı maddenin 2. ve 3. fıkrasında söz konusu maddelerin yürürlüğe girdiği 01.01.2000 tarihinde itibaren kesintili çalışmalar bakımından çalışmaların ilgili' ayın tamamında geçtiğine dair sigortalı lehine bir tür yasal karine getirilmiştir. Gerçekten, anılan fıkralara göre, işveren sigortalıların çalışmalarının 30 günden az geçmesi halinde az çalışmanın sebebini açıklayan bilgi ve belgeleri prim belgelerine eklemek zorundadır. Aksi takdirde, Kurum tarafından çalışmanın 30 gün devam ettiği kabul edilerek, eksik primler 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesi hükümleri çerçevesinde işverenden tahsil edilebilecektir. Hal böyle olunca, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79. maddesinde yapılan değişiklikle sigortalı lehine getirilen yasal karine de bordro tanıklarının anlatımları da dikkate alınarak 1.1.2000 tarihinden sonraki kısmı bildirimlerde dikkate alınmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy