(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.05.1998 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 01.05.1998 tarihinden dava tarihine kadar sürekli çalıştığının tesbitini istemiş, mahkemece davacının 15.08.2001 - 09.08.2002 tarihleri arasında eksik bildirilen sürelerin tesbitine karar verilmiştir.
Davacının bildirilen çalışmaları 01.11.2001 tarihinde başlamış, 01.05.2002'de sona ermiştir. S.S.K. müfettişinin 12.06.2002 tarihli Denetim Tutanağında, davcının 15.08.2001 tarihinde işe başladığı belirtilmiş ve bu beyan davacı tarafından imzalanmıştır. Ancak yazılı nitelikteki bu delinin aksine eşdeğer belge ve diğer delillerle ispatlanması olanaklıdır.
Davacı dilekçesinde işyerindeki çalışmalarının eksik bildirimi nedeniyle 12.09.2001 tarihinde İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne dilekçe verdiğini belirtmiştir. Dosya içerisinde bu şikayet dilekçesi ile ilgili nasıl bir işlem yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Öte yandan 12.06.2002 tarihli SSK. Müfettiş Denetim Tutanağı'na ilişkinde dilekçe ve diğer belgeler de bulunmamaktadır.
Dinlenen davacı ve davalı tanıkları davacının 1998 yılından itibaren davalıya ait mobilya imalathanesinde dışardan aldığı işi yaptığını sonradan da sigortalı olarak çalıştığın beyan etmişlerdir. 1999 yılına ait davalı işverence tutulan (Ajanda da) davacıya genelde haftalık olarak yapılmış ödemelerin bulunduğu anlaşılmaktadır. İşveren, bu ödemelerine ilişkin bir açıklık getirmemiştir.
Davacının kendisine ait olmayan bir atölyede, kendi adına aldığı işleri yaparak bundan kazanç temin etmesinin ne gerekçeyle yapıldığı açıklanamamıştır. Bu dönemlerde hem kendi adına iş yapıp, hem de haftalık ücret alınması hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine de uygun değildir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak, davalı işyerine komşu işyeri sahipleri re'sen tespit edilerek bu işyerlerinde kayıtlara geçmiş çalışanların ve işyeri sahiplerinin ifadelerine başvurulmak, davacının 12.09.2001 tarihli İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne verdiği dilekçeyle ilgili yapılan araştırma sonuçlarının ve 12.06.2002 tarihli SSK müfettiş Denetim Tutanağı'na ilişkin dilekçe ve bilgilerin ilgili kurumlardan celb edilerek elde edilen tüm veriler birlikte değerlendirilip, yukarıda belirtilen ajandadaki ücret ve tanık ifadelerindeki belirsizlik giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy