(1086 S. K. m. 296) (3201 S. K. m. 1)
Dava: Davacı 9.10.1983 - 4.7.1986 ve 20.12.1987 - 27.7.1991 tarihleri arasındaki yurtdışı hizmetlerinin 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandırılması gerektiğinin tesbitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, 9.10.1983 - 4.7.1986 ve 20.12.1987 - 27.7.1991 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da çalışılan sürelerin 3201 sayılı yasa uyarınca borçlanma isteminin tesbitine ilişkindir.
Mahkemece, davacının Suudi Arabistan'da geçen hizmetlerinin neye istinaden düzenlendiği belirsiz olan Cidde Başkonsolosluğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeliği'nin fotokopiden ibaret olan yazısına itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
HUMK.'nun 296. maddesinde dış ülkede usulüne uygun yetkili memurları tarafından düzenlenen ve onaylanan resmi senetlerin, o ülkede yürürlükte bulunan yasalara uygun ve o ülkedeki T.C. Başkonsolosluğu veya konsolosluk görevini yürüten T.C. Siyasi Memuru tarafından onaylanması halinde resmi senet hüküm ve kuvvetinde sayılacağı bu şekilde onaylanmamış senetlerin delil teşkil edip etmeyeceğinin mahkemece takdir olunacağı bildirilmiştir.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti 5.10.1961 tarihli (yabancı resmi belgelerin tasdiki mecburiyetinin kaldırılması hakkındaki Lahey Sözleşmesi)'ni 3028 sayılı yasa ile onaylamış ve bu sözleşme Türkiye'de yürürlüğe girmiştir. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti, Bazı işlem ve belgelerin tasdikten muaf tutulması hakkındaki çok taraflı uluslar arası sözleşmeyi de onaylamış ve 16.1.1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Ancak, Sözleşme şartları oluşmadıkça belge davanın kabulüne yeterli delil olarak kabul edilemez. Söz konusu hizmet belgesini doğrulayan başkaca bir delil ve emare de dosya ekinde bulunmamaktadır. Mahkemenin HUMK.'nun 296. maddesinde açıklandığı şekilde resmi makamlarca onay taşımayan belgeye dayanak yaparak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sosyal Güvenlik Kanunlarının uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklar kamu düzeni ile ilgili olduğundan Mahkemenin ibraz edilen belgenin yasal ve gerçeğe uygun olup olmadığını resen inceleyip göz önünde bulundurması gerekir. Ancak, resmi nitelik kazandırılmış belgelere itibar edilerek sonuca gidilebilir.
Mahkemece yapılacak iş, davacıya ibraz ettiği hizmet belgesini HUMK.'nun 296. madde uygulaması gereğince T.C. yetkili Sosyal Güvenlik Kurumlarının karşılığı olan Suudi Arabistan yetkili sosyal güvenlik kurumlarından davacının çalıştığı günleri gösteren işyerine ait hizmet belgesi, işe giriş çıkış tarihleri, Suudi Arabistan iş karnesi, iş güvencesi karne, hizmet cetveli gibi bilgi ve belgeler elde edilip, bu bilgi ve belgelerin o yöredeki Türk Suudi Arabistan Elçiliği'nce veya Başkonsolosluğu'nca tercümesi yapılarak doğruluğu tasdik ettirilip, resmi senet özelliğine kavuşturulduktan sonra eldeki yargılama dosyası içerisine getirtilmesinin sağlanması gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda belirtildiği şekilde davacının çalışma sürelerinin kuşku duyulmayacak biçimde saptanması halinde bu sürelere sınırlı olmak üzere 3201 sayılı yasanın 3. ve devamı maddeleri gereği borçlandırma hakkından yararlandırılması gerektiği düşünülmelidir.
Mahkemece bu uluslar arası sözleşme ve usul kuralları göz ardı edilerek davacı dilekçesi ekinde sunulan ve resmi makamlarca tasdik edilmemiş tercümeli evraka itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy