(1479 S. K. m. 34) (4721 S. K. m. 2)
Davacı, yatırmış olduğu primlerin geçerli olduğunun ve 01.03.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacının isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve tahsis talep tarihi olan 24.02.1999 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının, talebini olan 01.03.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin davada verilen ilk karar dairemizin 23.06.2003 tarihli kararı ile bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının 28.02.1984 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olduktan sonra kurumca 1996 yılında toptan prim ödenmesi istendiği, bu talebe göre davacının primlerini 1999-2. ayına kadar düzenli ödediği anlaşılmaktadır. Davalı kurumun 18 yılı ödenen ve itirazsız kabul edilen primleri uzun yıllar kullandıktan sonra; geçersiz sayması Medeni Kanun 2. maddesinde öngörülen iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz.
Somut olayda, davacının 1479 sayılı Yasanın aradığı yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığı sabittir. Kamu düzenine ilişkin olan Sosyal Güvenlik Hakları ile ilgili olan bu hususta; maddi yanılgıya dayalı Dairemiz bozma kararının bağlayıcı olamayacağı açıktır.
Bu nedenlerle davacının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle reddi isabetsizdir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy