(2926 S. K. m. 5, 7, 9) (506 S. K. m. 79)
Davacı 1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
1- Dosyada ki yazılara, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan itirazlarının reddine;
2- Dava tespit edilen ürün bedellerinden ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti işlemine ilişkindir.
Mahkemece davacının ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 1.6.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa'da 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.2926 sayılı Yasa'nın 7. maddesi hükmüne göre, bu Yasa'ya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa'nın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.2926 sayılı Yasa'nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan Yasa'nın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla. 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, re'sen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu Yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin kurumca re'sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa'nın 36. maddesi kapsamında kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur'a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur'un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re'sen kayıt ve tescil etmemesi Yasa'nın kendisine yüklediği re'sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık. Özel idare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri Birliği ile T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yapılan incelemede davacının tarlası olmadığı, ziraat odası kaydının 12.07.2005 tarihinde başladığı, teslim ettiği ürün bedellerinden 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında Bağ-Kur prim kesintisinin tevkifat yoluyla yapıldığı, ancak 2003,2004 ve 2005 yıllarında teslim ettiği ürün bedelinden Bağ-Kur primi kesildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi 2926 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen kayıtların da bulunmadığı görülmektedir. Davacının 1.1.2003-15.7.2005 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı halde mahkemece salt tanık beyanlarına ve tarih içermeyen muhtarlık yazısına dayanılarak 1.1.2003-15.7.2005 talihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer yandan davalı kurum harçtan muaf olduğu halde davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan başvuru ve nispî harcın yargılama giderleri içine katılarak davalı kurum'dan tahsiline karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıklam giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK' un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinin silinerek yerine 1- Davacı Ali oğlu 1965 doğumlu Zeki Yılmaz' ın ilk Bağ-Kur kesintilerinin yapıldığı 17.5.1994 tarihini takip eden aybaşı olan 1.6.1994 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazla talebin reddine, 2-Davacının yaptığı 12.29 YTL yargılama giderinden takdiren 5 YTL' sinin davalı Kurum'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinden bırakılmasına, reddedilen bölüm üzerinden karar tarihinde yürürlükle bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 350,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA. 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy