(2926 S. K. m. 2, 3, 5, 7, 9, 10, 36) (4721 S. K. m. 2)
Davacı 1.4.994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi O. Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 1.4.1994 tarihinden itibaren 2926 Sayılı Yasa'ya göre tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir. Mahkemece, davanın 1.9.1999 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur'lu olduğuna dair kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasa'da 506 Sayılı Yasa'nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.
Somut olayda, davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı tescil kaydı bulunmamaktadır. Ayrıca, 2926 Sayılı Yasa'nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanla, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
Ancak, dosya içerisinde mevcut Bucak Tütün İşletmesinden gelen ekici bordrosu içeriklerinden davacıyla ilgili ilk defa olarak 16.7.1999 yılı döneminde Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı anlaşılmaktadır. 2926 Sayılı Yasa'nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip, kaçınmak mümkün değildir. Her ne kadar, aynı yasanın 5. maddesi hükmünde yasal süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı öngörülmüş ise de, re'sen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum'a kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum'ca re'sen yapılması gerekmektedir. 2926 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi kapsamında Kurum'un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur'a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum'a başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Davaya konu olayda da, davacının 16.7.1999 yılı döneminde tarımsal faaliyetine ilişkin olarak primleri ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek adına Bağ-Kur hesabına yatırılmıştır. Bağ-Kur'un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re'sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re'sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Davalı Kurum'un Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik görevini gereği gibi yapmamasının sonuçlarının sigortalıya yükletilerek, davacının bu süredeki sigortalılığının geçersiz sayılması Medeni Kanun'un 2. maddesinde öngörülen genel nitelikteki objektif iyi niyet kuralları ile de bağdaşmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının 1.9.1999 tarihi itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi doğru ise de, bu tarihten sonra kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan belge ve kayıtların bulunup bulunmadığının araştırılmaksızın tarihte içermeyen tanık ifadelerine dayanılarak 1.9.1999 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan süre yönünden tarım Bağ-Kur sigortalılığın tesbitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; 2926 Sayılı Yasa'nın 10. maddesine göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan belge ve kayıtların 1.9.1999 tarihinden sonra prim tevkifatının olup olmadığı, ziraat odası kaydı tarım kredi Kooperatif kaydı, Ziraat Bankasından Zirai Kredi kullanıp kullanmadığı Tapu kayıtları, muhtar ilmühaberi, davacıdan Bağ-Kur primi kesintilerinin (tevkifatın) gün ve ay da belirtilmek suretiyle hangi tarihte yapıldıklarının; Tekel İşletmesinden sorularak ve 2926 sayılı kanun 10. maddesi koşulları araştırılarak verilecek cevaba göre davacının Bağ-Kur varsa SSK dosyası da getirtilip incelenmek suretiyle sonuca gitmektir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy