(506 S. K. m. 109)
Dava: Davacı 14.10.1998 gününde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve hastalık yardımı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının 28.5.1999 gününde ortaya çıkan rahatsızlığının 14.10.1998 gününde meydana gelen iş kazası sonucu olduğunun tesbiti ve işgöremezlik ödeneği ile hastalık yardımı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın, kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Davacının, 28.5.1999 gününde oluşan rahatsızlığının 14.10.1998 günlü iş kazası sonucu oluşup oluşmadığına dair olumlu ya da olumsuz olarak davalı kurumca düzenlenmiş sağlık kurul raporu mevcut değildir. Olayda illiyet bağının bulunup bulunmadığının tesbiti için SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap da, davacının davalı kurum hastanelerinden birinde muayane edilerek sağlık kurulu raporunun alınmasından sonra işlem yapılabileceği bildirilmiştir. Mahkemece müzekkere gereği getirilmeden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yoluna gidilmiş; Adli Tıp Kurumu, olay gününde ya da daha sonra davacıya ilişkin yapılmış bütün tıbbi girişimlere ilişkin müşahade evrakı vs belgeler istenmiş bunun üzerine davacı mevcut delil durumuna göre karar verilmesini istemiştir.
Davanın kanuni dayanağını oluşturan 506 s. yasanın 109. maddesi gereğince öncelikle davalı Kurum sağlık tesisleri, sağlık kurullarından rapor alınması itimat halinde Sosyal Sigorta Sağlık Kurulu'ndan rapor alınması, bu rapora da itiraz durumunda Tıp Fakültelerine giderek Adli Tıp Kurumu'nun mütalaasına başvurmak suretiyle sonuca ulaşmak gerekir. Yargıtay'ın ve Dairemizin uygulamaları bu doğrultudadır.
Somut olayda yukarda belirtildiği biçimde kanuni prosedüre uyulmadan sonuca gidildiği, davacı tarafından davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, mahkemece 14.10.1998 gününde oluşan iş kazası ile ilgili ve 14.10.1998 gününden itibaren 28.5.1999 gününe kadar var olan davacıya ilişkin bütün tıbbi girişimlere ilişkin müşahade evrakı raporlar ile çekilmiş olan grafi ve tomografilerin tümünün temin edilerek davalı kurum hastanelerinden birinden sağlık kurulu raporu aldırmak (gerekirse davacının yeniden sağlık kurulunca muayane edilmesi suretiyle) itiraz halinde ise yukarda belirtilen prosedür işletilmek suretiyle sonuca ulaşmak gerekir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy