(818 S. K. m. 43, 46, 47)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı; iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dava konusu olayla ilgili olarak esas alınan 3.12.1997 tarihli kusur raporunda davacının % 10 davalı işverenin % 70 ve diğer işçilerin % 20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde işverenin diğer işçilerinin kusurundan da sorumlu olup rücu hakkı bulunduğu dikkate alındığında kusurun % 90 oranında işverene ait olduğu tartışmasızdır. Mahkemenin kısa karardaki açıklaması da bu yönde olmasına rağmen gerekçeli kararda diğer işçilerin kusurun davacıya yükletilerek %30 davacı işçiye % 70 işverene kusur dağılımı yapılması hatalıdır.
3- Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna 26.6.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre hükmedilen tazminat azdır Bu nedenle 10.000.000.000 TL manevi tazminat yerine 3.000.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasında yer alan davacı %30 davalı tarafın %70 kusura ilişkin bölümün silinerek yerine davacının % 10 davalı işveren % 90 kusurlu bulunduğunun yazılmasına Hükmün 2. bendindeki manevi tazminata ilişkin 3.000.000.000 TL rakamının silinerek yerine 10.000.000.000 TL rakamının yazılmasına,
3. fıkrasındaki harca ilişkin bölümün tamamen silinerek yerine Alınması gereken 540.000.000 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 283.500.000 TL harcın mahsubu ile bakiye 256.500.000 TL ilam harcının davalıdan tahsiline cümlesinin yazılmasına 4. fıkrada vekalet ve yargılama giderlerine ilişkin açıklamaların tamamının silinerek yerine 1.100.000.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının yaptığı toplam 395.350.000 TL mahkeme masrafının kabul ve ret oranına göre 197.675.000 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına cümlesinin yazılmasına,
5. fıkradaki 360.000.000 TL rakamının silinerek yerine 1.100.000.000 TL rakamının yazılmasına kararın değiştirilen ve düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy