(1479 S. K. m. 24, 25) (506 S. K. m. 3) (YHGK. 03.10.2001 T. 2001/21-627 E. 2001/659 K.)
Davacı 28.2.1994-14.8.1995 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbiti ile prim borcu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hülya Erim Dalaslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 28.2.1994 ile 14.8.1995 tarihleri arasında Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olmadığının ve bu döneme ilişkin prim borcu bulunmadığının tesbitini istemiştir.
İstem, mahkemece aynen kabul edilmişse de; sonuç usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 28.02.1994 gününden itibaren bakkallık işinden vergi kaydı ile Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiş, 14.08.1995 gününe kadar vergi kaydı ve Bağ-Kur sigortalılığı devam etmiştir. Bağ-Kur sigortalılığının 1479 s. kanunun 24/1-a ve 25. maddeleri uyarınca 28.02.1994 gününden başlayarak aralıksız devam ettiği, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılığının ise 01.06.1994 yılında başladığı kesintili olarak devam ettiği ve bu tarihten itibaren çifte sigortalılığın söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa imkan veren bir düzenleme bulunmamaktadır. Gerek 506 s. yasa, gerekse 1479 s. yasadaki düzenlemeler bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlilik tanınmıştır. Kanun sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışma yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 s. kanunun 3/1-f. maddesinde kanunla kurulu emekli sandıklarının aidat ödemekte olanların aynı maddenin K bendinde herhangi bir işverene hizmet aktiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı biçimde 1479 s. Bağ-Kur kanununun 24. madde I ve II fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.
Dairemizin giderek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 3.10.2001 tarih ve 2001/21-627 Esas, 2001/659, 29.5.2005 tarih 2005/21-389 s. kararları ile yansıyan görüş de bu doğrultudadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy