(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 51, 102)
Dava: Davacı, davalı Kurum tarafından eksik işçilik bildirimi nedeniyle aleyhinde tahakkuk ettirilen ek prim borcu ve gecikme zammından oluşur toplam 21.098.388.070.TL borcun öncelikle talep zamanaşımına uğradığını, böyle bir borcun bulunmadığının tesbitini istemiştir.
İstem, mahkemece aynen kabul edilmişse de, sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı Kurumun prim ve diğer alacaklarının 506 sayılı Yasanın 80.maddesi uyarınca 6183 sayılı Yasa'ya göre tahsiline ilişkindir. Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması öngörüldüğünden, anılan Yasanın 102.maddesi uyarınca sözü edilen alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olmuştur. Yasa'nın 80.maddesinin 5.fıkrasında 29.7.2003 tarih ve 4958 sayılı Yasayla yapılan değişiklikte, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Yasa'nın gecikme zammına ilişkin 51.maddesinin dışındaki hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Çünkü aynı yasayla, 506 sayılı Yasa'nın 80. maddesinin 5.fıkrasında yapılan aynı değişiklikle gecikme zammının usul ve esasları özel olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle Kurumun alacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi hariç diğer maddeleri uygulanmakta idi. Bunun sonucu olarak, Kurum alacaklarının tahsil zamanaşımı konusunda daha önce istisna tutulmadığı için, 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı 102.maddesi uygulanmaktaydı. Anılan hüküm tahsil zamanaşımı başlığı altında Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait özel yasalarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla 506 sayılı Yasanın 80.maddesinde, 5198 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önce, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakları, 6183 sayılı Yasanın 102.maddesi uyarınca, dönemin başladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren5 yıl içinde zamanaşımına uğramaktaydı.
5198 sayılı Yasayla, 506 sayılı Yasanın 80.maddesinde yapılan değişiklikle Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasanın (51.maddesi gibi) 102.maddesinin de uygulanmayacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla Kurumun sigorta primlerinden doğan alacakları eskiden olduğu gibi, genel hükümler uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır. Kurumun 16-320 sayılı Genelgesinde, Kurumun belirtilen değişikliğin yürürlüğe girdikten sonra muaccel olan prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Yasanın 102.maddesinde öngörülen 5 yıllık tahsil zamanaşımının yerine (belirtilen alacaklar genel hükümler uyarınca Borçlar Kanunun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan), Borçlar Kanununda düzenlenen 10 yıllık zamanaşımının uygulanacağı, Kurumun prim ve diğer alacaklarının (İdari para cezaları hariç) muaccelliyet kesbettiği tarihten başlanarak 10 yıl içerisinde tahsil edileceği belirtilmektedir.
Mahkemece her ne kadar gerekçede Kurumun idari para cezası uygulamamasının nedeni olarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına da kıyas yoluyla dayanılmışsa da; Kurumun prim ve diğer alacaklarına uygulanacak 10 yıllık zamanaşımı süresini etkilemeyeceği açıktır. 506 sayılı Yasa'nın idari para cezalarına ilişkin 140.maddesine 9.7.2003 tarih e 4958 sayılı Yasayla yapılan değişiklikle getirilen fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilemeyen idari para cezaları zamanaşımına uğrar hükmünde idari para cezalarına ilişkin zamanaşımı süresi özel olarak düzenlendiği için, Kurumun alacağı olan idari para cezalarının tahsilinde 5 yıllık zamanaşımı ve süresi uygulanacaktır.
Mahkemece bu hukuki ve maddi olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy