(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.07.1993-31.05.1994, 20.07.1994-31.05.1995, 14.07.1997- 31.05.1998, 13.07.1998-31.05.1999 ve 08.07.1999- 31.05.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Karar: Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, 1.7.1993-31.5.1994; 20.7.1994-31.5.1995 tarihleri arasında davalı spor kulübünde futbolcu olarak; 14.7.1997-31.5.1998; 13.7.1998-31.5.1999 ve 8.7.1999-31.5.2000 tarihleri arasında davalı spor kulübünde antrenör olarak geçen hizmetlerinin tespitini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi hükmünce, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir.
Davacının futbolcu olarak tespitini istediği çalışmaların 1.7.1993-31.5.1994; 20.7.1994-31.5.1995 tarihleri arasında geçtiği, bu çalışmalara ilişkin hak düşürücü süreyi kesen bir unsurun bulunmadığı, mahkemeye 24.7.2001 tarihinde başvurulduğu, hizmetin geçtiği yılın sonu olan 31.12.1995 tarihinden dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine 14.7.1997 tarihinde işe giriş bildirgesi ile girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gereği de ortadadır.
14.7.1997-31.5.1998; 13.7.1998-31.5.1999 ve 8.7.1999-31.5.2000 tarihleri arasında davalı spor kulübünde antrenör olarak geçen hizmetlerinin tespiti istemine gelince; gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 14.7.1997 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ve sonraki işe giriş bildirgeleri ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgeleri davacının çalışmalarının işyerinde bildirgede belirtilen tarihte başladığının karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin giderek Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Mahkemece ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacı ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler de değildir. Bu bakımdan tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Yapılacak iş; davacının 1.7.1993-31.5.1994; 20.7.1994-31.5.1995 tarihleri arasında geçen ve futbolcu olarak tespitini istediği çalışmalara ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek; 14.7.1997-31.5.1998; 13.7.1998-31.5.1999 ve 8.7.1999-31.5.2000 tarihleri arasında antrenör olarak geçen hizmetlerine ilişkin istemi konusunda ise, davalı SSK'dan dönem bordroları ile işverenden tüm ücret bordroları celbedilerek, davacının imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak, gerektiğinde komşu veya benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin kayıtları getirtilerek bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy