(506 S. K. m. 79/8)
YARGITAY İLAMI
Davacı, 110013888-23 nolu işyerinden 4.5.2000-20.11.2003 tarihleri arasında yatırılan primlerin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hülya Erim Dalaslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
Davacı, 04.05.2000 ile 20.11.2003 tarihleri arasındaki kuruma bildirge ve bordroya dayalı bildirilen çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
İstem, mahkemece aynen hüküm altına alınmış ise de sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu çalışmanın Kuruma bildirimi için verilen 04.05.2000 tarihli İşe Giriş Bildirgesinde baba adı Mehmet, ana adı Fatma, doğum tarihi 10.04.1946 olarak yazıldığı, davacının anne adının ise Reyhan olduğu, bildirgedeki diğer nüfus kayıt bilgilerinin davacının nüfus kayıt bilgilerini de tutmadığı dosyadaki yazılardan anlaşılmaktadır.
Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.06.1999 gün, 1999/10-511 E, 519 K, 16.06.1999 gün, 1999/10-512 E.-520K. sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği üzere; öncelikle gerek Sosyal Sigortalar Kurumu gerekse işverenler yanında bulunan davacının imzası ile varsa fotoğraflı işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları gibi diğer belgeler celbedilip, imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla benzerlik incelemesi yaptırmalı; davacıyı yakından tanıması gereken müdür, şef., ustabaşı ve çalışma arkadaşları celbedilecek dönem bordrolarından tespit edilerek dinlenmeli; işe giriş bildirgesindeki ana ve baba adı, doğum tarihi yanında doğum yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yer hane-cilt ve sahife numaralarındaki farklılık da gözönünde tutularak ilgili nüfus dairesinden ve Sosyal Sigortalar Kurumundan bu hüviyetle davacı dışında 3.bir kişinin varolup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, belirtilen konularda eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.05.2005 gününde oybirliği İle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy