(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Tedaş Muğla Elektrik Dağıtım Müessese Müd. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacılardan Ali ve Döne'nin oğulları, diğer davacıların ise kardeşi olan sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu %100 malul kalması nedeniyle davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı anne ve baba yönünden manevi tazminata hükmolunması doğrudur. Davacı kardeşlerin manevi tazminatı istemi yönünden ise; B.K.47.maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismeni zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına (B.K. ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlaline sinir bozukluğu ve hastalık gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğü de kapsadığı öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda onun çok yakınlarının da aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onlarında manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil doğrudan zarara uğramaları söz konusudur.
Somut olayda davacı kardeşlerin sigortalının uğradığı iş kazası sonrasında ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerinin ağır şekilde bozulduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Hal böyle olunca davacı kardeşler yönünden uygun illiyet ve hukuka aykırılık bağı koşulları oluşmadığından manevi tazminat istemlerinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy