(4857 S. K. m. 77) (506 S. K. m. 11, 88)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava davacının, iş kazası sonucu % 9,1 iş göremez duruma gelmesi nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat davasının fazlaya ilişkin haklan saklı tutularak, taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten dava da kusurun aidiyeti ve oranı ile % 9,1 işgöremezlik oranı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminat miktarı işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancın mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancın ise yıllık olarak % 10 arttırılıp % 10 ıskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşma kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonra da bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde, elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay'ın oluşturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Kuşkusuz açıklanan zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir. İş kazası sonucu malûl kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi diğer işçilerden daha fazla çaba harcadığı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği yaşlılık aylığını da diğer işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aldığı dönemde de devam edecek maluliyeti nedeniyle zarara, uğramadığından söz edilemez.
Kaldı ki sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolunda alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta olup, zaman uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu nedenlerle pasif döneminde zarar hesabına dahil edilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslara göre düzenlenmeyen bilirkişi hesap raporunu hükme dayanak alması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy