(506 S. K. m. 60/C-b) (193 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalışırken sakatlığı nedeni ile vergi indiriminden yararlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi O. Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, 506 sayılı sosyal Sigortalar Yasa'nın 60/C-b maddesi gereğince 18.5.1992-07.10.1999 tarihleri arasındaki çalışma süresince sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıldığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya SSK. Başkanlığının da dahili davalı olarak katılımı sağlanmışsa da davacının 19.05.1991-31.12.1999 tarihleri arasında davalı işverence vergi indiriminden yararlandırıldığı, ancak davalının sakatlık raporunu işverene vermekle yetinip Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik gereğince çalıştığı işyerinin bağlı bulunduğu ilde gelir müdürlüğüne, ilçede vergi dairesi müdürlüğü veya mal müdürlüğüne gelir indiriminden yararlanabileceklerine dair yazıyı ibraz etmediğinden kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinden uğradığı hak kaybından sorumlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
193 sayılı Gelir Vergisi Yasa'sının 2361 sayılı Yasa ile değişik 31.maddesinin 3.bendi gereğince çıkarılan Yönetmeliğe göre sakatlık indiriminden yararlanabilmek için ilgilinin illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız vergi dairesinin bulunduğu ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Mal Müdürlüğüne başvurması, başvuru üzerine sağlık kurulu bulunan yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınması, raporun Merkez Sağlık Kurulunca incelenip sakatlık oranının kesin olarak belirlenmesi ve arşivlenerek sakatların izlenmesi, sakat indiriminden yararlanmakta olan hizmet erbabından bulundukları il veya ilçe sınırları dışındaki bir işyerinde çalışmaya başlayanların yeni işyerinin bulunduğu ilde Gelir Müdürlüğüne, ilçe de vergi dairesi müdürlüğüne eski işyerlerinin bağlı bulunduğu gelir indiriminden yararlanabileceklerine dair yazıyı ibraz etmeleri gerekmektedir. Yapılan incelemede davacının 21.03.1986 tarihinde Bilecik Devlet Hastanesinden alınmış % 40 oranınca çalışma gücünü kaybettiğine ilişkin raporu bulunduğu, bu raporu davalı işverene ait işyerinde işe girdiğinde ibraz ettiği ve davalı işverence düzenlenip Maliye'ye verilen ücret bordrolarında sakatlık nedeniyle vergi indiriminden faydalandırıldığı ve sakatlık indirimi yapıldıktan sonra bakiye gelir vergisinin yatırıldığı görülmektedir.
Davacı tarafından vergi dairesine başvuruda bulunulmamış ise de vergi dairesi davacının sakatlık nedeniyle vergi indiriminden faydalandığı konusunda bilgi sahibidir.
O halde davacının Gelir Vergisi Yasası uygulaması açısından 18.05.1992-07.10.1999 tarihleri arasındaki çalışma döneminde sakatlık nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığının kabulü gerekir.
Diğer yandan davacıya asıl amacı açıklattırılarak talebinin 506 sayılı Yasa'nın 60/C-b maddesi gereğince SSK.'ca maluliyet aylığı bağlanması olup olmadığı tesbit edilerek, gerekirse davacıya SSK. Başkanlığına başvurması için mehil verilip, maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin prosedür işletilerek davalı kurumca yapılacak işlemin sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan bu hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanlış değerlendirme sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy