(4857 S. K. m. 77) (4721 S. K. m. 426)
Dava: Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen 42.000.00 YTL manevi tazminatın kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ait hükmün süresi içerisinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 3.5.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat Turabi Tural geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı tarih Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ait olup Mahkemece resen göz önünde tutulmalıdır. Davacılar Gökhan Kerimoğlu ve Fırat Kerimoğlu'nun vesayet altında bulundukları dosya içinde bulunan Mardin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21.11.2002 tarih 2002/383 E, 2002/389 K. s. ilamından anlaşılmaktadır. Öte yandan Türk Medeni Kanun'un 462/8 maddesi gereğince vasinin vesayet altında bulundurulan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamından izin alınması zorunludur. İncelenen dosyada vesayet makamından vasiye husumete izin verildiğini gösteren bir belgeye rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca da, dava açmak için vesayet makamından izin alınıp alınmadığı araştırılmadan davaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
2- Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçinin, endeks işçisi olarak işe alındığı, olaydan 1 ay kadar önce arıza servisine alındığı, 20.10.2002 olay tarihinde arızalı fiderin bakım ve onarım sırasında yüksek gerilime kapılarak öldüğü dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Yasasının 77. maddesinin açık buyruğudur.
21.06.2004 tarihli bilirkişi raporunda; işverenin %60, işçinin ise %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişilerin, İş Yasasının 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir şekilde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Yasasının 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarda açıklandığı şekilde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.
3- Kabule ve uygulamaya göre de davanın reddi dışında harçtan daima davalının sorumlu olacağı gözardı edilerek, davacı tarafça yatırılan peşin harcın yargılama giderleri içine katılarak paylaştırılması hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle olayın oluş biçimi ile işverence alınması gerekli önlemlere göre işveren kusurunun ağırlık olduğunu gözardı eden, inandırıcı güç ve nitelikte olmayan. 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak dava açmak için vesayet makamından izin almamak, peşin harcın yargılama giderleri içine katılarak paylaştırılması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda tarafların temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bilahare incelenmesine, davacı yararına takdir edilen 400.00YTL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, istem halinde temyiz harcının taraflara iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy