(506 S. K. m. 80, 140) (4792 S. K. m. 19) (5521 S. K. m. 5) (YHGK. 10.07.2002 T. 2002/21-577 E. 2002/594 K.)
Dava: Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, hukuki nitelikçe, Sosyal Sigortalar Kurumuna idari para cezası borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı hakkında 506 sayılı Yasanın 140. maddesinde öngörülen koşulların oluşması nedeniyle idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının anılan maddede belirtilen prosedür çevresinde kesinleştiği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, idari para cezasının idari aşamada kesinleşmesinden ve özellikle 6183 sayılı Yasa uyarınca borçluya gönderilen ödeme emrinden sonra Borçlu olmadığının tespiti ve ödeme emrinin iptali veya istirdat şeklinde dava açılması durumunda görevli mahkemenin saptanması noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 3995 sayılı Yasanın 4. maddesiyle değişik 4792 sayılı Yasanın 19'ncu maddesinde; kurum gelirleri kapsamına 506 sayılı Sosyal Sigortalar kanununa göre, alınan idari para cezalarının dahil edildiği ve süresi içinde ödenmeyen gelirlerin kurum alacağına dönüşeceği ve 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre gecikme zammı uygulanacağı hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, Sosyal Sigortalar kanununun 80. maddesinde 3917 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan değişikliğe göre, kanuni süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 21.7.1953 Tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Kurum alacaklarının tahsilinde 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir. Somut olayda davacı,
6183 sayılı yasa uyarınca yapılan takibin iptali ile, ödeme emrinde belirtilen miktarda idari para cezası ve gecikme zammı borcu olmadığının tespitini istediğine göre; uyuşmazlığın belirgin bir biçimde 506 sayılı Yasanın 80. maddesinden kaynaklandığı açık-seçiktir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözüm yerinin İdare Mahkemeleri olmayıp, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi olduğu ortadadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/21-250 Esas, 2002/225 Karar, 03.04.2002 günlü ve 2002/21-577 Esas, 2002/594 Karar, 10.07.2002 günlü ilamlarında da bu tür davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy