(1479 S. K. m. 4, 24) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı gerçek ve fiili çalışmasının tapu sicil müdürlüğündeki hizmet akdine dayalı çalışması olması nedeniyle 3.3.1997 - 10.6.2003 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, limited şirket ortaklığı nedeniyle oluşturulan 3.3.1997 - 10.6.2003 tarihleri arasına ilişkin Bağ-Kur sigortalılığının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, SSK'lı çalışmalar baskın olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, davacının limited şirket ortaklığı nedeniyle 13.12.1991 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı; ortaklığın 1991 yılı ile 10.6. 2003 tarihleri arasında devam ettiği; limited şirketin ise, 10.6.2003 tarihinde tasfiye olduğu görülmektedir. Öte yandan 3.3.1997 ile 2003/2. dönem arası davacının kesintili olarak SSK'lı çalışmalarının bulunduğu da görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun 24/1-c ve 4/a-e maddesi ile 506 sayılı Kanunun 3/1-K. Maddesi gereğince, kendi nam ve hesabına çalışanların hizmet akdi ile çalışmasının mümkün olamayacağı belirtilmiştir. Fiilen aynı anda iki sigortalılık kolundaki çalışmaların çakışması halinde ise, önceden başlayıp kesintisiz olarak devam edegelen sigortalılık kolundaki çalışmalara öncelik tanınması gerektiği Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik görüşlerindendir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-126 EB 99 K. Sayılı 26.2.2003 tarihli kararı da bu yöndedir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında davanın reddi gerektiği halde mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy