(5521 S. K. m. 8/3)
Davacılar, H. Gürbüz v.s. vekili Avukat A. Ö. ile davalılar 1-K. Genel Müdürlüğü vekili Avukat G. Ö. 2-Ö. Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vek. Av. M. H. Yakupoğlu aralarındaki tazminat davası hakkında Ankara 9. İş Mahkemesinden verilen 11.10.2004 gün ve 372/510 sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 25.1.2005 gün ve 12724/16 sayılı ilamına karşı davalılardan Ö. Mad. İnş. San. Tic. Ltd.Şti. vekilince süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davalılardan Ö. Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili 9.3.2005 tarihli dilekçesi ile dairemizin 25.1.2005 gün 2004/12724 E., 2005/16 K. sayılı kararında açık maddi hata bulunduğundan bahisle düzeltilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama yada bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama yada bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
İncelenen bozma ilamında "maddi tazminatın ret edilmiş olmasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının ret edilerek, davacı anne yararına hüküm altına alınan 40.000.000.000 TL. manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle" yerel mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Oysa temyiz incelemesine konu Ankara 9. İş Mahkemesinin 11.10.2004 gün 372-510 sayılı kararında davacılardan anne F. Gürbüz'ün maddi tazminat talebi olmadığı gibi hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı da 40 milyar TL. değil 25 milyar TL.'dir. Öte yandan davacıların bir bölümü açısından maddi tazminata karar verildiği, maddi tazminat talebinin tüm davacılar bakımından ret edilmediği açıktır. Hal böyle olunca dairemizin 25.1.2005 gün 12724-16 sayılı ilamının, temyiz incelemesine konu dosyaya ve karara ait olmadığı, aynı iş kazasında ölen işçilerden A. Şengül'ün annesi tarafından açılan ve temyiz incelemesi Dairemizin 2004/12723 E., 2005/15 K. sayı ile yapılan davanın ilamının bir örneğinin zuhulen bu dosyaya da eklendiği, maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla Dairemizin 25.1.2005 gün 12724-16 sayılı İlamının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
1 -Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere Kömür İşletmeleri A.Ş. 'nin sorumluluğunun üst işveren olmasından değil, sözleşmeden ve 3213 sayılı yasaya aykırı tutum ve davranışlarından kaynaklanmasına, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının tazminatının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliğine göre işçiye verilmesi gereken ücret olduğu Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda işyerinde TİS. düzeninin bulunmadığı yetkili sendikanın 19.7.2004'de belirlendiği ve hüküm tarihinden sonra 3.11.2004 günü ilk TİS'nin imzalandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan hükümden sonra imzalanan TİS. deki ücretlerin işverence sunulan 2004/5.,6.,7. aylara ait bordrolardaki ücretlerle uyumlu olduğu da gözlenmiştir. Hal böyle olunca da işverence sunulan bordrolardaki ücretler yerine davalılardan Ö. Madencilik Ltd. Şti'ne ait maden işyerinde uygulaması olmayan TİS deki ücretler dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kaldı ki, Türkiye maden işçileri sendikasınca bildirilen ücretler birinci gurup işçiler için belirlenen ücret olup, davacının yaptığı işin özelliğine göre hangi gurupta yer aldığı belirlenmeden hesaplama yapılması da hatalıdır.
3- 0layın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nesafet kurallarına göre davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Yapılacak iş, işverence ibrazlı bordrolardaki ücretler giderek TİS'nin Kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek sonradan imzalanan TİS hükümleri ve kazalının bulunduğu guruba göre hak sahiplerinin tazminatları yeniden hesaplatılmak, Kurum tarafından hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre bildirilen peşin sermaye değeri zarardan indirilmek davacılar yararına makul manevi tazminat takdir etmek ve sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 400 YTL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 29.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy