(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan T. İ. Ortak Girişimi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
1- Asgari ücretin ve toplu iş sözleşmelerinin uygulanması kamu düzeniyle ilgili olduğundan bir talep olmasa dahi re'sen göz önünde tutulması zorunludur. Öte yandan kamu düzeni ile ilgili konular da kazanılmış haktan söz edilemez. Somut olayda davalı işyerinde toplu sözleşme düzeninin bulunduğu ve 01.02.2000 ile 31.12.2002 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesini dosyaya sunulduğu görülmektedir. Hal böyle olunca takip eden dönemlerde Toplu İş Sözleşmesinin uygulamasının sürdürülüp sürdürülmediği araştırılarak varsa tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiği açıktır. Kabul ve uygulamaya göre de, son ücretin bilindiği 31.01.2002 tarihindeki ücretini asgari ücrete oranlayarak takip eden yıllarda değişen asgari ücretleri ayrı oranda artırmak suretiyle bilinen devredeki ücretleri belirlemek gerekirken, 31.01.2002 deki ücreti 01.08.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında yürürlükteki asgari ücrete oranlamak suretiyle ücretlerin giderek tazminatın fazla hesaplandığı ortadadır.
2- Dava nitelikçe S.S.K. Başkanlığı tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için hüküm tarihine en yakın belli olan verilere göre hak sahiplerinin gelirlerindeki artışların saptanarak tazminattan indirilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece 28.09.2004 tarihli cevabı yazı ile bildirilen peşin sermaye tazminattan indirilerek sonuca gidilmiştir. Oysa S.S.K. Başkanlığı tarafından 22.03.2004 tarihli cevapla bildirilen peşin sermaye değeri ile 25.09.2004 tarihli cevapla bildirilen peşin sermaye değeri arasındaki farklılığın araştırılarak 28.09.2004'de bildirilen peşin sermaye değerlerinin artışlardan kaynaklanan farka ilişkin olduğu anlaşılırsa asıl ve farka ilişkin peşin sermaye değerlerinin toplamının tazminattan indirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği ortadadır.
3- Maddi tazminatın reddi dava açıldığı tarihte bilinmesi mümkün olmayan katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklandığına göre reddedilen maddi tazminat üzerinden davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy