(506 S. K. m. 79, 87) (HGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (HGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (HGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (HGK. 10.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1993-30.11.2002 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten M. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Davacı, davalıya ait işyerinde 1.1.1993-30.11.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbitini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiği gözönünde tutularak gerektiğinde, doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplayıp bunları birlikte değerlendirmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir sonuca gitmesi gerekirken, salt resmi belge olmadığından bahisle istemi reddetmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten Mahkemece ifadeleri dikkate alınmayan tanıklar davacının ihtilaflı dönemde aralıksız çalıştığını doğrulamıştır, ancak bu tanıkların davacıyla birlikte bu işyerinde çalıştıklarına dair kayıtları getirtilmediği gibi işverenin bordrolarında kayıtlı davacıyla birlikte aynı dönemde çalışan tanıklar da dinlenmemiştir.
2- Davacı, davalı Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'ne ait tesislerin temizlik işini ihale ile alan Celbek İnş. Petrol Ltd.Şti'nin işçisi olarak Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'ne ait tesislerde hizmet aktiyle çalıştığını ileri sürdüğünden 506 Sayılı Yasanın 87. maddesi gereğince Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü ile Celbek İnş. Petrol Ltd.Şti, aracı-asıl işveren olarak birlikte sorumludur. Dava, kendisine husumet yöneltilmeyen Celbek İnş. Petrol Ltd.Şti'nin de hak alanını ilgilendirdiğinden HUMK 73. Maddesi uyarınca anılan Kuruma dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi suretiyle davaya katılması temin edilip, delillerini sunması sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, Celbek İnş. Petrol Ltd.Şti'ni davaya dahil etmek ve 506 Sayılı Yasanın 87. maddesi gereğince davalı Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını dikkate almak; davacının ihtilaflı dönemde aralıksız çalıştığını ve Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü'nde çalıştıklarını beyan eden tanıkların kayıtlarını getirtmek, işverence SSK'ya verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve tüm deliller toplandıktan sonra, delilleri takdir edip, sonucuna göre Kuruma eksik bildirilen çalışma süresi varsa, bu sürenin tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy