(506 S. K. m. 79, 10)
Dava: Davacı, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 01.12.1997 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hülya Erim Dalaslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı. hak sahibinin, murisi sigortalının. 1997 yılına ilişkin çalışmasının tespitine ilişkin istemi, Mahkemece. hak düşürücü süre nedeniyle yerinde bulunmamıştır.
Gerçekten taraflar arasındaki uyuşmazlık. murisin geçmiş sigortalı sayılması gereken süresinin saptanmasına yöneliktir.
Mahkeme; sigortalının kendisi yönünden söz konusu olan ve hizmetin geçtiği yılın sonundan başlamak üzere, Yasa değişikliğinden önce 10 ve daha sonra 5 yıllık hak düşürücü sürenin, aynen, hak sahibi için geçerli olduğundan bahisle istemi yerinde bulmamıştır. Oysa bir hak sahibi yönünden, sözü edilen sürenin gerçekleşip. gerçekleşmediğinden bahsedebilmek için, öncelikle, muris'ten bu kişiye sigorta kollarından bir hakkın intikal etmesi ve kişinin buna bağlı bir talep hakkının doğması gerekir. Henüz hakkının doğmadığı, murisin sağlığında kullanıp kullanmayacağı belli olmayan, murise ait bir hakkın kullanılmamasından ve buna bağlı hak düşürücü süreden söz edilemez. Şu duruma göre bir hak sahibi yönünden hak düşürücü süre; ancak muristen kendisine sigortalılık tespit istemine ilişkin bir hakkın intikal ettiği ölüm tarihinde başlamalıdır. Ne var ki, muris tarafından sağlığında kullanılmamış ve hak düşürücü sürenin gerçekleştiği bir durumda, artık. hak sahibine intikal edecek bir dava hakkının da söz konusu olamayacağı kuşkusuzdur.
Dava konusu olayda; murise ait tespiti istenilen çalışmalar 1997 yılına ilişkindir. Muris ise, 10.12.2002 tarihinde ölmüştür. Murisin ölüm tarihi itibariyle, yukarıda sözü edilen yasa kuralının öngördüğü hak düşürücü süre 5 yıl olarak belirlenmiş bulunduğundan hak düşürücü süre henüz gerçekleşmemiştir. Hak sahibinin talep hakkının kendisine intikal ettiği. 10.12.2002 tarihinden başlamak üzere hak düşürücü süre işlemeye başlayacaktır. Sigortalı murise ilişkin çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin istem ise, 21.5.2003 yılında dava konusu edildiğine, bu tarihte yasal 5 yıllık hak düşürücü süre henüz dolmadığına göre artık hak düşürücü sürenin gerçekleştiğinden bahisle istem reddolunamaz.
Mahkemenin, dinlenen bordro tanıkları da murisin çalışmasını doğruladığı dikkate alınarak işin esasını inceleyip karar vermesi gerekirken aksine görüşle istemi reddetmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yöne ilişkin istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,11.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy