(1479 S. K. m. 24, Ek Geç. m. 4)
Dava: Davacı yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iptal edilen isteğe bağlı sigortalılığın ve tahsisin geçerli olduğunun tespiti ile ödenen emekli aylıklarını borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dava konusu olayda, davacının isteğe bağlı sigortalılığının 11.5.1999 tarihinde başladığı ve aynı tarihte 1479 sayılı Yasanın Ek geçici 4. maddesinin 4. bendine göre; geriye yönelik 10 yıllık borçlanma isteminde bulunduğu, Kurumun bu istemi olumlu bulması üzerine 10 yıllık borçlanma bedelini ödeyerek ve askerlik borçlanması da yaparak 30.6.2002 tarihine kadar isteğe bağlı sigorta primlerini düzenli ödedikten sonra 1.6.2002 tarihi itibariyle emekli olduğu hususlarında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının 27.10.1986 tarihinden itibaren devam eden akaryakıt bayiliği işinden dolayı vergi kaydı nedeniyle, Kurumca geriye yönelik bir şekilde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilip, isteğe bağlı sigortalılığı, buna dayalı 10 yıllık borçlanması ve tahsisinin iptal edildiği Kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davacının 27.10.1986 tarihinden itibaren devam eden akaryakıt bayiliği işinden dolayı vergi kaydı nedeniyle, 1479 sayılı Yasanın 24/1-a maddesi gereğince Kurumca zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yerindedir. Ancak ödediği tüm isteğe bağlı sigorta primleri ile 10 yıllık borçlanma bedelinin karşılığı olan hizmet süresinin zorunlu Bağ-Kur sigortalılığında aynı süreyi karşılayıp karşılamadığı araştırılarak, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığında aynı süreyi karşıladığı tespit edildiği takdirde bu sürede zorunlu Bağ-Kur sigorta primi olarak geçerli sayılmalı, 20.11.2003 tarihli dilekçesiyle sosyal güvenlik destek primi ödemeye başladığı anlaşıldığından 1.6.2002 itibariyle yapılan tahsisin geçerli olduğu ve yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy