(506 S. K. m. 79/8, 79/10)
Davacı - davalılardan işverene ait işyerinde 1975 yılından itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Uyulan bozma kararında özetle; Orman idaresinde Tasnif ve istif işinde çalışan ve vahidi fiyat şeklinde ücret ödemesi yapılan kimselerin çalışmalarının hizmet akdine dayandığı belirtilmiş davacının vahidi fiyatla çalıştığı sürelerin işveren kayıtlarından saptanması ve 506 sayılı yasanın 79/8. maddesinde öngörülen koşulların gözönünde tutulması gereğine değinilmiştir. Orman idaresinden getirtilip dosya kapsamına alınan kayıt ve belgelerle 11.10.2004 tarihli bilirkişi raporundan davacının 1981 ve onu izleyen bazı yıllarda Mersin Orman İşletmesi Kuyuluk deposunda vahidi fiyatla istif işçiliği yaptığı, davalı idare vekilinin cevap dilekçesi ile sigortalı hizmet cetveline göre ayrıca 1975 yılından itibaren Orman İdaresinde mevsimlik işçi olarak kurum kayıtlarına geçmiş çalışmalarının olduğu anlaşılmakladır. Hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda işveren kayıtlarına dayanılarak davacının vahidi fiyatla yaptığı işlerin tekabül ettiği sürelerin 1981 yılında 32 gün 1986 yılında 47 gün 1987 yılında 134 gün 1988 yılında 106 gün 1995 yılında 147 gün 1996 yılında 130 gün 2000 317 gün olduğu belirtilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı kanunun 79. maddesinin 10. fıkrasında (evvelce 8. fıkra iken değişikliklerden sonra 10. fıkra olmuştur.) yer alan hükümde yönetmelikle tespit edilen belgelerin işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilamla ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Vahidi fiyat usulü ücretle yapılan çalışmalara ait işveren kayıt ve belgeleri yönetmelikte tespit edilen belgelerden olmadığından hak düşürücü süreyi kesme sonucunu meydana getirmezler. Ancak davacının 1975 yılından itibaren mevsimlik işçi olarak çalışmaları bulunduğundan olayda dava konusu çalışmalardan 5 yıllık hak düşürücü süreye uğrayan kısım olup olmadığının saplanmasında mevsimlik çalışmalarında gözönünde tutulmasının gereği açıktır. Mevsimlik çalışmada, mevsim çalışması sona erdiğinde hizmet akdi bozulmayıp askıya alınmaktadır. Askı süresi ise iki mevsim çalışması arasında geçen zaman dilimidir. Daha açık anlatımla mevsimlik çalışmada hizmet akdi iki mevsim arasında askıya alınmaktadır. Bir mevsimde mevsim sonunda askıya alınan hizmet akdi takip eden mevsimde çalışma yapılmaz yada mevsim çalışması yapıldığı halde işçi çağrılmaz ise sona ermiş sayılır. Olayda sigortalı hizmet cetvelindeki bilgilerden davacının 1975 yılındaki hizmet akdi 1977 yılında, 1978 yılındaki hizmet akdi 1979 yılında 1982 yılındaki hizmet akdi 1983 yılında 1984 yılındaki hizmet akdi 1985 yılında 1988 yılındaki hizmet akdi 1994 yılında sona erdiği 1997 yılındaki hizmet akdinin ise dava tarihine kadar devam ettiği, 1977 yılında 1979-1982 yılları arasında, 1983 yılında. 1985-1988 yıllan arasında ve 1994-1997 yıllan arasındaki sürelerde davacı ile davalı Orman idaresi arasında hizmet akdine dayanan ilişki bulunmadığı belirlenmiştir. Şu hale göre vahidi fiyatla geçmiş çalışmalara ait belgelerin hak düşürücü süreyi kesen nitelikte olmadığı nazara alınarak bilirkişi raporuyla tespit edilmiş vahidi fiyatla çalışma süreleri mevsimlik hizmet akdine dayanan çalışma süreleri ile karşılaştırıldığında davacının 1981 yılındaki 32 gün 1986 yılındaki 47 gün 1987 yılındaki 134 gün çalışmalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının bu çalışmalarının hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle bu sürelere yönelik isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Öte Yandan bilirkişi raporunda davacının 2000 yılında vahidi fiyat ücretiyle 317 gün çalıştığının tespit edildiği ve mahkemece de 2000 yılı için 317 gün çalışmanın tespitine kınar verildiği görülmektedir. Dava ise 6.10.2000 tarihinden açılmıştır. Davanın açıldığı tarihe kadar davacının vahidi fiyatla kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilse dahi dava tarihine kadar çalışma süresi 276 gün olup 2000 yılı yönünden dava kapsamı aşılarak usule aykırı şekilde karar verildiği açıkça ortadadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı Orman Genel Müdürlüğü'ne iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine 23.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy