(1479 S. K. m. 24, 25, 35)
Dava: Davacı, 31.12.1984 - 22.03.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitiyle, 01.05.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıda bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, 31.12.1984 - 22.03.1985 tarihleri arası 1479 Sayılı Kanuna tabi sigortalılığının tespiti ile 01.05.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 14.12.1979 tarihi itibarıyla Bağ-Kur sigortalılığının tescil edildiği, 1976 ile 1984 yılları arasında çiftçilik nedeni zirai kazanç yönünden vergi mükellefi olduğu, ancak vergi mükellefiyetinin zirai kazançtan kaynaklandığından bahisle davalı kurumca vergi kaydı nedeniyle Bağ-Kurlu sayılmadığı; oda kaydının ise 1979 yılından bu yana devam ettiği, davalı kurumca oda kaydı dikkate alınarak 1979-1982 yılları arası ve 1985 ile 2003 yılları arası davacının Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği çekişmesizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2002 gün ve 2001/21-420 E. 430 K. sayılı kararı vurgulandığı üzere, 2654 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 20.04.1982 tarihi itibariyle yapılan değişikliğin, bu yasanın yürürlük tarihinden önce kayıt ve tescili olanların sigortalılıklarını sona erdiremeyeceği, 20.04.1982 tarihinden sonra yeni kayıt ve tescili yapılacak sigortalıları etkileyeceği, 20.04.1982 öncesi tescili yapılanların kazanılmış hakkının ortadan kaldırılamayacağı anlaşılmaktır. Bu nedenledir ki, 31.12.1984 ile 22.03.1985 tarihleri arasında zorunlu sigortalılığın tespitine ilişkin davayı kabul etmek gerekmektedir.
Yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin isteme gelince; tahsis talip tarihi itibariyle 1984-1985 arası sigortalılık süresi de dahil edildiğinde dahi gün koşulu oluşmamaktadır. Bir an için gün koşulunun oluştuğu varsayılsa dahi tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu olup olmadığına ilişkin dosyadaki prim ekstreleri arasında da çelişki mevcuttur. Bu nedenle yaşlılık aylığı talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı yerindedir.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy