(1479 S. K. m. 24, Geç. m. 10)
Dava: Davacı, 10.06.1976-30.06.2002 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitiyle, yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 10.06.1976-30.06.2002 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalı hizmetinin ve 28.11.2002 tahsis tarihi itibariyle emeklilik hakkını kazandığının tespitini istemiştir.
Dosyadaki delillere nazara alındığında, mahkemece, 10.06.1976-17.07.1979 tarihleri arasına ilişkin istemin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, 20.04.1982-31.12.1982 tarihleri arası istemin reddi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Davacının 17.07.1979 tarihinden itibaren Düzce Ticaret ve Sanayi Odası kaydına dayanılarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ihtilafa konu dönemde; 10.06.1976-30.06.1981 tarihleri arası ile 01.01.1983 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 2654 sayılı Yasayla değişik 24. maddesi olup, bu madde hükmü 3165 sayılı Yasa ile değişikliğe uğrayana dek (20.04.1982-22.03.1985 dönemi için) sadece vergi kaydı bulunan kişiler kurum sigortalısı kabul edilmektedir.
Ancak, davacının önceden Bağ-Kura tescili bulunduğundan ve davacı tarafından kuruma prim ödenmiş ve Kurum tarafından da kabul edilerek uzun süre kullanılmış olduğundan Yargıtay H.G.K.'nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 E., 1997/758 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; sigortalılığın kabul edilmesi gerekeceği Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucudur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı Kurum tarafından 30.12.1982 tarihinde tahsil edilen primin hangi devreye ait prim ve gecikme zammı karşılığı olduğunu Kurumdan sormak, gerekirse uzman bir hesap bilirkişisi aracılığıyla tespit edilerek ödemenin 20.04.1982 ile 31.12.1982 tarihleri arasını kapsayıp kapsamadığını araştırmak, eğer alınan prim bu dönemi kapsıyor ise, 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi koşulları nazara alınarak emekliliğe hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy