(506 S. K. m. 2, 6, 9, 79) (Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 17) (YHGK 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (YHGK 25.12.2002 T. 2002/21-1062 E. 2002/1098 K.)
Dava: Davacı sigortalılık başlangıç tarihinin 14.9.1970 olduğunu ve 1.8.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, 14.10.1970-14.2.1971 arası çalışmanın tesbiti istemine ilişkin olarak açılmış daha sonra yargılama sırasında sigortalılık başlangıç tarihinin 14.9.1970 olduğunun ve 1.8.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemi olarak tavzih edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ait 14.9.1970 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigortalılık başlangıç tarihinin tesbitine ilişkin dava yönünden;
506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 24.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten dinlenen bordro tanıklarının 1970/4 dönem ve sonrasında adı geçen bordro tanıkları olduğu anlaşılan davacı tanıklarının beyanları ile yetinilmiştir.
Yapılacak iş; 14.9.1970 tarihli bildirgenin verildiği işyerinin 506 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince, bu işyerinden bildirge tarihinde Kuruma verilen dönem bordrolarını isteyip dosyaya ekledikten sonra, işyerinden dönem bordrosu verilmiş ise bildirge tarihini kapsayan tarihte işyerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı işyeri çalışanlarını, bordro verilmemiş ise gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yaşlılık aylığı bağlanması istemine gelince; yapılan incelemede davacının askerlik borçlanması yaptığı ve bir kısım isteğe bağlı sigortalılık süresinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Yargıtay İçtihatları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2002 tarihli 2002/21-1062-1098 sayılı kararı doğrultusunda isteğe bağlı primlerin düzenli olarak ödemeyerek sigortalılık iradesini ortaya koymayan sigortalıların sonradan geriye yönelik olarak toplu prim ödemesinin sigortalı yönünden kazanılmış hak teşkil etmeyeceği ortadadır. Öte yandan askerlik borçlanması işleminin de kanunun belirttiği hususlar dikkate alınarak yapılması gerekir.
Yapılacak iş; öncelikle yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması ve yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınacak isteğe bağlı sigortalılık ve askerlik borçlanması hakkında SSK'nun ne gibi bir ihtilaf yarattığını hiç kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya çıkarılmak; ardından davacıya ait SSK şahsi sicil dosyasını isteğe bağlı sigortalılık süresinin tümüne ilişkin prim ödeme makbuzları askerlik borçlanması ile ilgili tüm kayıtları, davacıya ait Bağ-Kur şahsi sicil dosyasını getirtmek gelen Bağ-Kur şahsi sicil dosyasından davanın Bağ-Kur'un hak alanını ilgilendirdiğinin anlaşılması halinde Bağ-Kur'u davaya dahil etmek akabinde tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca ulaşmak gerekir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy