(1479 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, 01.09.1975 tarihinde Bağ-Kur sigortalılığının son bulduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, 01.09.1975 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin ve bu tarih itibariyle prim borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Yapılan incelemede davacının İstanbul Kamyoncular Esnaf Odasına kaydına istinaden 18.09.1972 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, Zeytinburnu Vergi Dairesi yazısından 16.06.1980- 12.08.1982 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu ve 1973 ile 1974 yıllarında davalı Kurum'a prim ödemesi bulunduğu, 01.09.1975 ile 2001 tarihleri arasında kesintili olarak 506 sayılı Kanuna tabi çalıştığı görülmüştür.
Açılan dava S.S.K.'nun hak alanını ilgilendirdiğinden öncelikle SSK. Başkanlığını davaya dahil etmek, davacı tarafından ödenen primlerin ne kadar süreyi kapsadığını davalı kurumdan sormak, davacıya ait oda, sicil memurluğu ve Zeytinburnu vergi dairesi haricinde vergi kaydı bulunup bulunmadığını gösterir kayıtları getirtmek kayıt bulunduğunun anlaşılması halinde ilgili odaya istem döneminde aidat ödemesi olup olmadığını, hazirun cetvelinde adını ve imzasının bulunup bulunmadığını yine istem döneminde tahakkuk ettirilen vergi bulunup bulunmadığını araştırmak gerektiğinde fiilen esnaflık faaliyetinin devam edip etmediği hususunda tanık beyanına başvurmak akabinde tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için gerekli olan 1479 sayılı Kanun'un 25. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının saptamak gerekir.
Yapılan araştırma sonucunda Bağ-Kur sigortalılık koşullarının oluştuğunun anlaşılması ve fiilen çifte sigortalılık durumu oluşması halinde ise, 506 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince hukuken çifte sigortalılığın mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak Yargıtay içtihatları doğrultusunda önceden başlayıp sürekli olarak devam ede gelen sigortalılık kolundaki çalışmalara öncelik tanımak gerekir. Hukuk Genel Kurulu 03.10.2001 gün 2001/21-627 Esas, 659 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy