(506 S. K. Ek m. 38) (4857 S. K. m. 77) (818 S. K. m. 53)
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 34.500.50 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve davalılardan D. Turizm Ltd. Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.5.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan D. Turizm Ltd. Şti. vekili Avukat A. Ç. İlkiz, T. İnşaat A.Ş. vekili Avukat I. Yılmaz ile karşı taraf vekilleri Avukat M. Kaya ve Av. S. Ayyıldız geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen İ. Halil Çiftçi'nin davalılardan T. İnş. A.Ş.'nin taahhüdündeki Gaziantep Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesinin 2. kısım inşaatının bir bölümünün kaba işlerini alan taşeron D. İnş. Ltd. Şti.'nde kalıpçı olarak çalıştığı 31.10.2000 günü beton dökülmesini takiben kolon bağlantılarının kopması ile 8. B blok 5. kattan 8. A Blok 4. kata düşerek yaralandığı ve 24.11.2000 tarihinde tedavisi sürerken öldüğü uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kusurun aidiyeti ve oranları konusunda toplanmaktadır.
Mahkemece Ceza Yargılaması sırasında düzenlenen kusur raporu esas alınarak kusurun aidiyeti ve oranları belirlenmiştir. Ceza davasında düzenlenen kusur raporunun hukuk hakimini bağlamayacağı Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğidir. Öte yandan iş müfettişince düzenlenen rapordaki kusur dağılımı ile karara esas kusur raporundaki kusur dağılımı arasındaki çelişkinin giderilmemesi de hatalı olmuştur.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
2- Dava nitelikçe SSK Başkanlığı tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu bakımdan mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için 4447 sayılı yasanın ek 38. maddesi gereğince hesaplanan ve hak sahiplerine bağlanan gelirdeki artışların kurumdan sorularak tazminattan indirilmesi gerektiği açıktır. Oysa açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın 20.7.2004 tarihine kadar geçerli peşin sermaye değerinin tazminattan indirildiği dosyadan anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek 4447 sayılı yasanın ek 38 maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre belli olan peşin sermaye değeri kurumdan sorulmak, bildirilen miktar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak hesaplanan tazminattan indirilmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle, inandırıcı güç ve nitelikte olmayan 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak ve peşin sermaye değerinin indirilmemek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz edenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve davalılar yararına takdir edilen 400.00 YTL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy