(506 S. K. m. 109)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı davalıya ait işyerinde 26.08.1997 tarihinde iş kazası geçirerek malul kaldığını, maluliyet oranının belirlenerek davalı Kurum'ca sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalı Kurum'ca bağlanması gereken aylıktan 1000 YTL'nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalının eskiden beri rahatsızlığı olduğu, olayın iş kazası sayılamayacağı ve bir hastalık nüksü olarak kabulü gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle husumet yalnızca davalı Kurum'a yöneltilmiş ise de davacının iş kazası sonucunda malul kalıp kalmadığı konusundaki ihtilaf işveren TTK Genel Müdürlüğü'nün hak alanını ilgilendirdiğinden mahkemece işveren davaya dahil edilmeksizin sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan dosyadaki mevcut belgelerden kaza tarihinden önce davacının bel ağrısı şikayetinden dolayı 21.3.1991 ve 10.9.1994 tarihlerinde tedavisi yapılıp sağlık raporları düzenlenmiş ise de davacının 26.8.1997 tarihinde panzer radyatörünü halat yardımıyla nakletmeye çalışırken belinden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve 2.9.1997 tarihinde belinden ameliyat olduğu ve dava dışı işveren TTK Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulu'nca düzenlenen 25.11.1997 tarihli raporda arızanın iş kazasına bağlı olduğunun bildirilmesine rağmen SSK Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Sağlık ve Maluliyet İşlemleri Dairesi Başkanlığınca davacıdaki arızanın daha öncesinde var olan bel rahatsızlığı nedeniyle hastalık nüksü olarak değerlendirilip iş kazası olmadığı yönünde bir belirleme yapıldığı görülmektedir. Mevcut belgeler ve tıbbi değerlendirmeler arasındaki çelişkinin giderilmesi için 506 sayılı Yasa'nın 109. maddesi uyarınca tedavi evraklarının tümü Adli Tıp İhtisas Kurulu'na gerektiğinde Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek davacıdaki arızanın iş kazası sonucumu yoksa davacıda mevcut olan bel rahatsızlığının nüksümü olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırmaya dayalı olarak sonuca varılıp yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy