(1086 S. K. m. 438) (1136 S. K. m. 168) (2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı 3.kişi ve davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş davacı (3.kişi) tarafından da duruşmalı olarak istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişi ve davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Yapılan yargılama sonucunda, davacı 3.kişi ile borçlunun % 50'şer hisse oranında ortak oldukları anlaşılmıştır. Dava konusu 3.10.2003 tarihli haciz işleminde ise borçlunun % 60 oranında hissesi bulunduğu kabul edilerek taşınmaz üzerinde bulunan elma mahsulünün % 60' haczedilmiştir.
Bu halde; borçlunun elma mahsulünün % 50 hissesine sahip olduğunun kabulü ile haczedilen elmanın % 10'unda davacıya ait olduğuna göre haczin borçluya ait % 50 hisse üzerinden yapılması gerekirken mahkemece % 60 olan hacizli semerelerin % 50'sinin takip borçlusu hissesi üzerinden devamına şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Mahkemece; teminat alınmak suretiyle takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK'nun 97/13 maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3. kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden davanın kısmen reddi nedeniyle alacaklı yararına düşük olan alacak miktarı üzerinden % 40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de hatalıdır.
4- İstihkak davasının kısmen kabulüne karar verildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi gereğince tarifenin 3. kısmındaki nispî vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy