(2004 S. K. m. 97) (1086 S. K. m. 388, 432, 489, 512) (492 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3. kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin yerel mahkemenin 14.03.2005 tarihli ek kararının yine davacı (3. kişi) vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hükmün, tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388 nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasada öngörülen 10 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2- İstihkak davalarında alacak miktarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise onun üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda, davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırıdır.
3- İstihkak davaları İİK 97/11 ve HUMK'nun 512 maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Dava kabul edildiğine göre alacak tutarından az olan mahcuz değeri 14.295,00 YTL üzerinden %45 oranında nispi karar ve ilam harcı hesaplanması gerekirken peşin alınan harcın karar harcına mahsubuna demek suretiyle eksik harç alınması usul ve yasaya aykırı olup bu yön kamu düzenine ilişkin bulunduğunda temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın hükmün bu yönden bozulması gerekirse de bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan, davacı yararına hükmolunan vekalet ücretine ilişkin 150.000.000 TL rakamı silinerek yerine 1.529,50 YTL rakamının yazılmasına, peşin alınan harcın karar harcına mahsubuna sözcüklerinin silinerek mahcuz değeri üzerinden hesaplanan 771,93 YTL harçtan peşin alınan 166,00 YTL'nin mahsubu ile geriye kalan 605,93 YTL harcın davalılardan tahsiline sözcüklerinin eklenmesine, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesini, 12.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy