(1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, 1.921.00 YTL. Tedavi giderinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, davacı sigortalıya ameliyatı sırasında kullanılan sarf malzemesi bedeli ile bu bedelin davalı Kurumca ödenmemesi sebebiyle davacının alacaklı firmanın yaptığı icra takibi sonucu ödemek durumunda kaldığı icra giderlerinin davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan incelemede, sarf malzemesini satan firmanın sigortalı davacı ve davalı Kurum hakkında ilamsız takip yoluna başvurduğu, davalı Kurumun süresi içinde borca itiraz etmesi üzerine takibin davalı Kurum yönünden durdurulduğu, davacının 1.671.000.000 TL. sarf malzemesi bedeli ile 250.000.000 TL. icra giderini ödediği anlaşılmakta ise de satıcı firma ile davalı Kurum arasında hukuki bir ilişki bulunmamakla davacı firmanın icra takibi yoluyla alacağını davalı Kurum'dan tahsil etme imkanı bulunmadığından icra giderlerine ilişkin istemin reddine karar verilmesi giderek reddedilen miktar üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken davalı Kurumun davacının icra dosyasında ödemek durumunda kaldığı icra giderlerini ödemekle sorumlu tutulmuş olması ve yargılama harçları kamu düzenini ilgilendirmekle dava açılırken yatırılan başvuru harcı yargılama giderlerinden olup masraf hesabında nazara alınması gerekirken karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlere göre, hüküm fıkrasının 1,2,3 ve 4 nolu bentlerini tümüyle silinerek yerine 1- Davanın kısmen kabulüyle (1.671.000.000 TL.) 1.671 YTL:nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, 2- Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin yatırdığı 26 YTL. nisbi harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3- Kabul edilen ve reddedilen miktar gözetilerek hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek 350 YTL. avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya, 350 YTL. avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4- Kabul ve ret oranı gözetilerek davacının yaptığı toplam 102.80 YTL. yargılama giderinden takdiren 89.27 YTL.'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekliyle onanmasına, 3.10.2005, gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy