(1086 S. K. m. 8) (2004 S. K. m. 85, 99, 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacılar (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı alacaklıların aşağıda yazılı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı alacaklılar, dava dilekçesinde ve 22.02.2005 havale tarihli ek beyanlarının sunulmasına ilişkin dilekçede, 15.09.2003 tarihinde borçlu Ltd. Şti.'ne ait işyerinde haczedilen taşınır mallarda istihkak iddiasında bulunan 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ve borçlu tarafından 3. kişiye yapılan danışıklı işyeri devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Merciice, tasarrufun iptali davasının icra tetkik merciinde görülmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine, ayrıca takip dosyalarında usulüne uygun istihkak iddiası bulunmadığı ve haczedilen eşyalar üzerinde icra takibini durduracak işlem yapılmadığı gerekçesiyle icra takibinin devamına ilişkin talebin de reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklıların 3. kişilerin istihkak iddiasının reddi istemiyle İ.İ.K.'nun 99. maddesine dayalı istihkak davası ile İ.İ.K.'nun 277. ve onu izleyen maddelere göre açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
24.02.1954 gün ve E: 1953/3, K: 1954/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, alacaklı karşılık dava şeklinde olmayıp, bağımsız ve doğrudan iptal davası açarsa, İ.İ.K.'nun onbirinci bap hükümleri uyarınca bu davaya davanın değeri dikkate alınarak Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak gerektiğinden inceleme görevi İcra Tetkik Merciinin görevi dışındadır. Bu nedenle tasarrufun iptali davası yönünden verilen karar yerindedir.
Ancak, İ.İ.K.'nun 99. maddesinde, Haczedilen şeyin borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü şahıs nezdinde bulunursa icra memuru o şahıs aleyhine tetkik merciine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. denilmek suretiyle alacaklının 3. kişinin istihkak iddiasının reddi (kaldırılması) istemiyle açtığı istihkak davalarında görevli yargı yerinin genel mahkemeler değil, İcra Tetkik Mercii olduğu açıklanmıştır.
Haciz sırasında işyerinde hazır bulunan Zeki T., davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Haciz tarihinde geçerli bulunan İ.İ.K.'nun 4949 sayılı yasa ile değişik 85/2. maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kişilerin diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabileceklerinin öngörülmüş olmasına göre ortada geçerli bir istihkak iddiası bulunduğundan, istihkak davası yönünden işin esasına girilerek, taraf kanıtlarının toplanması ve değerlendirilmesinden sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı alacaklıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy