(4857 S. K. m. 77)
Dava: Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü maden işyerinde, sevk ve idaresindeki lokomotifle manevra yaparken baş ve gövdesini lokomotiften çıkarması sonucu ayak dibi oluk tahkimatına ve oluğa baş ve gövdesinin çarpması ile yaralandığı ve hastahane'ye götürülürken iş kazasına bağlı olarak öldüğü dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Olayla ilgili olarak düzenlenen 26.10.204 tarihli ODTÜ Maden Fakültesi Öğretim üyelerince düzenlenen bilirkişi raporunda kazalının %70 kusurlu olup % 30 oranında kaçınılmazlık bulunduğu belirtildiği halde tarafların itirazı üzerine alınan ve İ.T.Ü. Maden Fakültesi öğretim üyelerince düzenlenen 05.01.2005 tarihli kusur bilirkişi raporunda işverenin % 60, kazalının % 20 oranında kusurlu olduğu % 20 oranında kaçınılmazlık bulunduğu belirtilerek kusur dağılımına gidilmiştir. Bu duruma göre kusur raporları arasında açık çelişki bulunduğu ortadadır. Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve özellikle iş müfettişince idari soruşturma sonunda düzenlenen 17.03.2003 tarihli rapor sonundaki kusur dağılımının İ.T.Ü. öğretim üyelerince düzenlenen kusur bilirkişi raporundaki dağılıma benzerlik gösterdiğinden bahisle 05.01.2005 tarihli kusur raporunun karar esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bilahare incelenmesine, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy