(506 S. K. m. 79, 134)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 25.7.2003-15.4.2004 tarihleri arasında sürekli geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 25.7.2003 - 15.4.2004 tarihleri arasında davalı Kozağaç Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı'nda kır bekçisi olarak geçen çalışmalarının tespiti istemiştir.
Mahkemece, Kurum'un resen hizmet süresini belirlenmesi gerektiğinden bahisle, görevsizlik kararı vererek 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın SSK Burdur İl Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar vermiştir.
506 sayılı Yasa'nın 134. maddesinde bu kanun uygulamasından doğan uzlaşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği belirtilmiştir. Davanın kaynağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10 maddesidir. Maddede yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların süresinde mahkemeye başvurarak çalışmalarını ispatlayabilecekleri belirtildiğinden davacı hizmetlerinin tam olarak bildirilmediğini ileri sürdüğüne ve kurumca da bir tespit yapılmadığına göre açılan davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakılarak davanın sonuçlandırılması gerektiği açıktır.
Hizmet tespiti yönünden ise, davacının davalı işyerinden Kurum'a bildirilen 1.11.2003 -30.11.2003 tarihleri arasındaki 30 günlük çalışması dışında başka belgenin bulunmadığı kurumdan gönderilen belgelerden ve işyeri dosyasından anlaşılmakla konunun tanık beyanları, zabıta yoluyla yaptırılacak araştırma, Kaymakamlıktan bilgi alma ve işyerine ait tüm defterler ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak ve mahkemece uygun görülecek diğer araştırmalar yoluyla açıklığa kavuşturulabileceği, tanıkların ise bordro tanığı olamayacakları açık olduğundan, dava konusu dönemde kasabada görev yaptıkları veya ikamet ettikleri belgelenmiş tanıklar olması gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca ulaşılmasının mümkün bulunduğu ortadadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy