(506 S. K. m. 79) (1479 S. K. geçici m. 18)
Dava: Davacı 12.3.1997-12.8.2003 tarihleri arası sigorta sürelerinin borçlanmasının yapılarak kabul görmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı 12.3.1997-12.8.2003 tarihleri arasında vergi kaydı nedeniyle, bu dönemde borçlanma talebi kabul edilerek Bağ-Kur'lu sayılması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece istem gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Gerçekten 1479 sayılı Yasa'da 506 sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Hal böyle olunca geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine karar verilmesine yasaca olanak bulunmamaktadır. Ancak, 1479 sayılı yasaya 4956 sayılı yasa ile eklenen geçici madde 18'e göre sigortalılar 4.10.2000 tarihinden önce vergide kayıtlı oldukları süreleri sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile borçlanabilirler.
Somut olayda davacının 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilinin bulunmadığı, 7.8.2001 tarihli başvuru üzerine 619 sayılı Kanun hükmünde kararname gereğince 4.10.2000 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 4956 sayılı Yasa ile eklenen geçici 18. maddede ise yasaya göre sigortalılık niteliği taşıdığı halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmamış olanların sigortalılıklarının 4.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında davacı, maddenin birinci cümlesindeki koşulları taşıması nedeniyle 4.10.2000 tarihi itibari ile tescil edilmiştir. Bu tarihten önce tescili bulunmadığından hakkında maddenin ikinci cümlesinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Anılan maddenin ilk cümlesindeki koşullar dikkate alınmaksızın devamında yer alan ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının değerlendirileceğine ilişkin hüküm bu olayda uygulanamaz. Daha önce kayıt ve tescili bulunmadığından 4.10.2000 tarihi itibariyle sigortalılığı başlatılan sigortalının bu defa da maddenin ikinci cümlesi gereğince önceki sürelere de hak kazanması gibi bir sonuç 1479 Sayılı Yasaya 4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile eklenen geçici 18. maddesi bütün olarak ele alındığında aykırılık teşkil eder.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliği ile 16.5.2005 gününde karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy