(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 20.4.1982-20.4.1984 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hülya Erim Dalaslan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 20.4.1982-20.4.1984 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Dava, mahkemece reddedilmiş ise de; sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 2654 sayılı Yasayla değişik 24. maddesi olup; bu madde hükmü 3165 sayılı Yasa ile değişikliğe uğrayana dek (20.4.1982-22.3.1985 dönemi için) sadece vergi kaydı bulunan kişiler kurum sigortalısı kabul edilmektedir.
Davacının ihtilafa konu dönemde; 20.1.1982-21.1.1982 ve 12.1.1984-20.4.1984 tarihleri arasında vergi kaydı olduğu, bunun dışında vergi ve meslek kuruluşu kaydı bulunmamaktadır.
Vergi yükümlülüğünün zorunlu olduğu bu dönem için davacı tarafından Kuruma prim ödenmiş ve Kurum tarafından da kabul edilmiş, uzun süre kullanılmış ise, anılan dönem için Yargıtay HGK.'nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 Esas 1997/758 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; isteğe bağlı sigortalılığın kabul edilmesi gerekeceği Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucudur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum tarafından 22.3.1985 tarihinde tahsil edilen primin hangi devreye ait prim ve gecikme zammı karşılığı olduğu kurumdan sorulmalı gerekirse uzman bir hesap bilirkişisine bu primlerin 1982-1985 dönemini kapsayıp kapsamadığı tespit ettirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy