(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı askerlik borçlanması yaparak primlerini de ödediği 1.5.1975-1.2.1977 ve 2.8.1978-22.5.1985 tarihleri arasındaki sigortalılığının tesbitiyle 15.11.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının 3.10.1983 tarihinde verdiği giriş bildirgesine göre 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2954 sayılı yasa'nın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı yasa'nın 24. maddesi uyarınca gelir vergisi mükellefiyeti esas alınarak 20.4.1982 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, vergi kaydının 2.8.1978 tarihinden başlayarak fasılalı olarak devam ettiği, meslek kuruluş kaydının ise 1.8.1978 tarihinden itibaren aralıksız süre geldiği, Kurum'un davacıyı, aralıklı vergi kaydının dikkate alarak 20.4.1982-3.2.1983, 29.3.1984-7.2.1985 tarihleri ile 22.3.1985 tarihinden başlayarak sigortalı saydığı, mahkemece yapılan araştırma sonucunda davacının 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmasını aralıksız devam ettirdiği, bu dönemdeki prim ödemeleri ile ilgili olarak Kurum'un bir itirazının bulunmadığı, bu durumda davacının 1982-1985 tarihleri arasında kesintisiz sigortalı sayılması gerektiği açıktır.
Kaldı ki Mahkemenin de toplanan delil durumunu dikkate alarak kararın gerekçe kısmında açıkça 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında davacıyı aralıksız sigortalı kabul etmekle birlikte hüküm kısmında gerekçeye aykırı şekilde davanın tümüyle reddine karar verdiği de ortadadır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar vermek gerekirken istemin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy