(506 S. K. m. 140)
Dava: Davacı, eksik bildirim nedeniyle tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın görev yüzünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava nitelikçe noksan işçilik bildirimi yapıldığı nedeniyle davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammı ile uygulanan idari para cezalarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece idari para cezaları hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddine, idari para cezaları hakkında verilen görevsizlik kararı kesinleştikten sonra davacının müracaatı halinde ek prim ve gecikme zammına yönelik davanın ayrılmasına (tefrikine) karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Birlikte açılmış davaların ayrılması gerektiği kanısına varıldığında sadece davaların ayrılmasına karar verilmesi ayrılan davanın esas defterine ayrı kaydının yapılması ve dosyasının oluşturulması bundan sonra ayrı ayrı incelenerek sonuçlandırılmaları (nihai karar bağlanmaları) gerekir. Mahkeme aynı kararla ayrılması gereken davaların birini elde tutarak diğerini sonuçlandıramaz. Öte yandan birlikte açılan davalardan birinin mahkemenin görev alanının dışında kalması (mahkemenin görevsiz olması) nedeniyle davaların ayrılması gerektiğinde ilke olarak davaların açıldığı mahkemenin görevli olduğu davanın mahkemede bırakılması görev alanı dışında kalan davanın ayrılması gerekir. Yerleşik uygulamada bu yöndedir.
Somut olayda, iş mahkemesinin görevli olduğu ek prim ve gecikme zammına yönelik davanın mahkemede bırakılarak 506 sayılı yasanın 140. maddesinde yapılan değişiklikle idari yargının görevli kılındığı idari para cezaları hakkındaki davanın ayrılması ayrı esasa kaydedilip dosyası oluşturulduktan sonra görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan ilkeye aykırı olarak aynı kararla idari para cezaları hakkındaki davanın görevsizlik kararı ile sonuçlandırılıp ek prim ve gecikme zammına yönelik davanın ise ortada kalması sonucunu doğuracak biçimde görevsizlik kararının kesinleşmesi ve bundan sonra davacı vekilinin başvurması koşulu ile ayrılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy